• gebe.com
  • /
  • Her Zaman Güzeller: Sanatta Hamile Kadınlar

Her Zaman Güzeller: Sanatta Hamile Kadınlar

Hamileliğin tarihte sanata nasıl yansıdığını merak ediyor musunuz?

Her Zaman Güzeller: Sanatta Hamile Kadınlar

Hamileliği tasvir eden her türlü sanatsal çalışma, sanatta hamilelik kategorisi altında değerlendirilir. Yapılan arkeolojik çalışmalar sanatta hamileliği tarih öncesi zamana kadar geriye götürüyor. Tarih öncesi ve antik dönemlerde hamile kadınların küçük heykellerine sıkça rastlanıyor. Hamile kadın heykelleri bolluk ve bereketin simgesi olarak düşünüldüğü için hemen her kültürde görmek mümkün. Bu sanat ürünlerinin günümüze ulaşan en güzel örnekleri Venüs heykelcikleri olarak isimlendiriliyor. Figürlerin tamamında kadınlar belirgin bir şekilde hamile olarak tasvir edilmiş.

Sanat Tarihindeki Hamile Kadın Tasvirleri

Modern tarihin erken dönemlerinde bir kadının en temel görevi, saygılı bir eş ve doğurgan bir anne olmaktı. Bu nedenle pek çok kadın hayatlarının çoğunu hamile olarak geçirdi. Fakat çelişkili bir şekilde bu durum sanata yansımadı. Kadınlar hamileliğin bütün zorluklarını deneyimlemiş olsa da klasik Avrupa sanatında hamile kadınlar görünür değildi. Sanatçılar yüzyıllarca hamilelik belirtilerini görmezden geldi hatta bu konuyu sansürledi. Tarihsel olarak hamile kadının betimlenmesi bazı özel bağlamlarla sınırlı kalmıştı. Bu resimlerde kadınların bol elbiseler içinde tasvir edilmesi hamileliğin tespit edilmesini zorlaştırır. Bu durum aslında kadınların toplumdaki konumlarını görmemize de olanak sağlar. Sanat icra etmenin koşulları belli bir toplumsal çevre içinde gelişir, bu durum kültür ve toplum yapısının ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla her sanat eseri üretildiği toplum yapısından doğrudan etkilenir. Örneğin Hıristiyan sanat geleneğinde ideal annelik kavramı Meryem ana figürü aracılığıyla işleniyordu. İnanışlarına göre Meryem ana hem bakire hem de hamileydi. Bu nedenle bir mucizeyi temsil ediyordu. Meryem ana sanat tarihinin en ünlü hamile kadını olmasına rağmen karnı daima bol giysilerin ardına gizlenmişti.

Sansüre Uğrayan Bir Konu: Hamilelik

Hamile kadınların tasvir edilmesi, kadınların cinsel faaliyette bulunduğunu açıkça ortaya koyan bir durum olarak algılanıyordu. Bu nedenle sanatçılar hamile kadınları tasvir etmekten oldukça çekiniyordu. Başka bir ifadeyle hamilelik sanatın konusu olamayacak kadar tabu olan bir konuydu. Özellikle resim sanatında hamile kadının en yaygın görsel belirtisi, kadının koruyucu bir iç güdüyle karnını eliyle tutma hareketidir. Bu görsel belirtinin dışında hamileliği çağrıştıracak imgelemeler kullanılmadı. Bu örneği Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosunda da görmek mümkündür. Mona Lisa’nın hamileliği net bir şekilde görülmese de son yıllardaki çalışmalar bu gerçeği açığa çıkardı. Tuvalde yapılan kızıl ötesi taramalar ve 3D haritalaması sayesinde Mona Lisa'nın 16. yüzyılda çoğunlukla hamile ya da yeni doğum yapmış kadınların kullandığı türden bir tülü boynundan aşağı doğru örttüğü tespit edildi.

 

Orta Çağ’ın sonlarına doğru hamile kadın portrelerinde sık sık renkli boyaların kullanılmaya başlandığı görülür. Bu dönemde doğum esnasında kadınların ölüm oranı oldukça yüksek bir seviyedeydi. Dolayısıyla erkekler, eşlerinin doğum esnasında ölme ihtimaline karşı onların portre resimlerini yaptırmaya başladı. Bu dönemin resimlerinde kadınların modanın zirvesinde giyinmiş oldukları görülüyor. Benzer şekilde 17. yüzyılda yapıldığı düşünülen “Kırmızılı Bilinmeyen Kadın” portresinde seçkin ve zengin bir aileden olduğu anlaşılan bir kadın dönemin moda olan kıyafetleriyle çizilmiştir. Elbisesindeki danteller ve gümüş detaylar bunun en temel göstergesidir.

Hamileliği Tasvir Etmek: Gustav Klimt’ten Pablo Picasso’ya

Modern döneme yaklaşırken artık kadınların hamileliği daha açık bir şekilde sanatın konusu olmaya başladı. 20. yüzyılda Gustav Klimt ve Pablo Picasso gibi isimler hamilelik sürecini pek çok tablonun konusu yaptı. Fakat bu sanat eserlerinde hamilelik olgusu gerçeklik bağlamından oldukça kopuktu. Mide bulantısı, bitkinlik, sırt ağrısı, baş dönmesi, vücut hassasiyeti, korku ve mutluluk hissinin aynı anda yaşanması gibi tipik hamilelik semptomlarının hiçbiri sanat eserlerine yansımamıştı.

Modern Dönem: Hamilelik Sürecine Gerçekçi Yaklaşımlar

Tarihsel olarak hamile kadın temsilinin daima erkekler sanatçılar tarafından yapılması hamilelik olgusunu gerçeklik bağlamından koparmıştır. Ancak 20. yüzyıl kadın sanatçıların da isimlerini duyurmaya başladığı bir dönem oldu. Kadınların eserleri incelendiğinde daha gerçekçi çalışmaların olduğu, hamile kadın imgesinin güçlendirildiği görülüyor. Hamilelik kadının karnının büyümesiyle başlayan ardından tüm vücudu ve ruhunu saran bir süreçtir. Bu süreci sanata en güzel yansıtan çalışmalar kadın sanatçılar tarafından üretildi. Örneğin ilk defa 1984 yılında hamile olmanın kadınlara nasıl hissettirdiğinin ifadesi olabilecek bir tablo çizildi. Bu tablo erkek sanatçıların hamileliği tasvir etme biçiminden çok farklıydı. Çünkü tablonun sahibi Ghislaine Howard bir kadındı ve hamileliği tüm gerçekliğiyle tasvir etmişti. Howard’ın tablosunda hamile kadın yorgun ve bitkin olarak betimlenmişti. Resme gücünü veren ve bu kadar ünlü olmasına yol açan unsur da buydu. Sanat, kültür ve seyahate dair daha fazla içeriğe göz atmak isterseniz sanatperver.com'u ziyaret edebilirsiniz.

  • Paylaş :

Editörün Seçtikleri
Popüler Yazılar
Gebe Sözlüğü
Gebe'ye Kaydol

Hafta hafta bedeninde ve bebeğindeki gelişmeleri ücretsiz takip et. Seni en iyi ifade eden seçeneğe tıklayarak, değişimleri haber almaya başla!

Gebe.com hesabım var

Günün Bebek İsimleri
Kız Bebek İsimleri
Ogül O, gül gibi güzeldir anlamında kullanılan bir ad.
Erkek Bebek İsimleri
Rabbani 1. Tanrı´yla ilgili, Tanrısal. 2. Kendini olanca gücüyle Tanrı’ya veren.