Hamile Kalamamanın 9 Olası Nedeni

hamile kalamamanin 9 olasi nedeni

Hamile kalmakta zorlanmanın arkasında yumurtlama döneminin kaçırılması, yaş, stres, yaşam tarzı alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve çeşitli sağlık sorunları gibi farklı etkenler bulunabilir.

Hamile kalmak her zaman beklenildiği kadar kolay olmayabilir. Düzenli olarak denemenize rağmen gebelik oluşmuyorsa bunun nedenini merak etmeniz son derece doğaldır. Ancak hamile kalamamanın tek bir nedeni de yoktur. Yaşam tarzı alışkanlıklarından hormonal değişikliklere, yaş faktöründen altta yatan sağlık sorunlarına kadar pek çok etken doğurganlığı etkileyebilir.

Hamile Kalamamanın 9 Olası Nedeni

Peki hamile kalamamanın olası nedenleri nelerdir? Doğurganlığı etkileyebilen dokuz farklı faktörü ve hamile kalma şansını artırmaya yardımcı olabilecek önerileri birlikte inceleyelim.

1. Vajinal Duş ve Uygun Olmayan Kayganlaştırıcı Kullanımı

Vajinal duş, vajinanın doğal dengesini değiştirebileceği için doktorlar tarafından önerilmemektedir. Zira bu uygulama, vajinal enfeksiyonlardan cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (CYBE) kadar çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmektedir. Özellikle hamile kalmaya çalışırken vajinal duş uygulamasından kaçınmak önemlidir. Vajinal duş, vajinanın pH dengesini değiştirerek spermler üzerinde olumsuz etki yaratabilir ve doğurganlığı etkileyebilir. 

Kişisel kayganlaştırıcı seçimi de hamile kalmaya çalışırken önem taşıyabilir. Bazı kayganlaştırıcılar sperm hücrelerinin işlevini ve hareketliliğini olumsuz etkileyebilir. Kayganlaştırıcı kullanmanız gerekiyorsa doğurganlık veya sperm dostu olarak tanımlanan ürünleri tercih edebilirsiniz.

2. Yüksek Stres Seviyeleri

Hamile kalmaya çalışan kişilere zaman zaman stres yapmamaları ve rahatlamaları gerektiği söylenir. Hatta bazı kişiler, endişelenmeyi bıraktıkları dönemde hamile kaldıklarını anlatabilir. Bu tür yorumlar, gebelik bekleyen kişiler üzerinde daha fazla baskı oluşturabilse de yüksek düzeyde stresin doğurganlıkla ilişkili olabileceğine dair bulgular bulunmaktadır.

Stres sırasında salgılanan kortizol hormonunun uzun süre yüksek seviyelerde bulunması, yumurtlamayı ve doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Ancak burada söz konusu olan, günlük yaşamda karşılaşılan olağan stres değil, uzun süre devam eden ve yoğun düzeyde yaşanan kronik strestir.

Stresin hamile kalma olasılığınızı etkileyebileceğini düşünmek de başlı başına kaygı yaratabilir. Bu nedenle stres yönetiminde zorlanıyorsanız bir terapistten destek almayı düşünebilirsiniz. Egzersiz yapmak, meditasyon, yoga, günlük tutmak ve farkındalık çalışmaları da stres seviyelerini yönetmeye yardımcı olabilecek yöntemler arasındadır.

3. Doğurganlık Dönemini Kaçırmak

Hamile kalmak için adet döngünüzü ve yumurtlama döneminizi tanımak önemlidir. Çünkü her adet döngüsünde gebelik oluşma olasılığının en yüksek olduğu süre oldukça sınırlıdır.

Doğurganlık dönemi yaklaşık altı gün sürer. Bu süre, yumurtlamadan önceki beş günü ve yumurtlama gününü kapsar. Dolayısıyla hamile kalma olasılığı, cinsel ilişkinin bu günlere denk getirilmesiyle artar. Bu nedenle adet döngünüzü düzenli olarak takip etmek, doğurganlık döneminiz hakkında fikir edinmenize yardımcı olabilir. Adet veya yumurtlama takibi yapan uygulamalardan ve çevrim içi yumurtlama hesaplayıcılarından da yararlanabilirsiniz.

Döngüsünü takip etmekte zorlanan kişiler, eczanelerden temin edilebilen yumurtlama tahmin kitlerini kullanabilirler. Ayrıca yumurtlama döneminde rahim ağzı mukusunun çiğ yumurta akına benzer bir kıvam alması ve bazal vücut sıcaklığında ani bir yükselme görülmesi de bu döneme ilişkin ipuçları arasında yer alıyor.

4. Yaş

Yaş, doğurganlığı ve doğal yollarla hamile kalma olasılığını etkileyen önemli faktörlerden biridir. Amerikan Kadın Doğum ve Jinekologlar Koleji'ne (ACOG) göre, yirmili yaşlarında ve otuzlu yaşlarının başlarında olan sağlıklı kişilerin her adet döngüsünde hamile kalma olasılığı yaklaşık yüzde 25'tir. Bu oran 40 yaşında yaklaşık yüzde 10'a düşer. 45 yaşına gelindiğinde ise doğurganlık belirgin şekilde azalır ve doğal yollarla hamile kalmak oldukça zorlaşır.

Yaşın Kadın ve Erkek Doğurganlığına Etkisi

Doğurganlık yalnızca kadınlarda değil, erkeklerde de yaşla birlikte azalabilir. Ancak erkeklerdeki bu değişim kadınlardaki kadar öngörülebilir değildir.

Erkek kaynaklı doğurganlık sorunlarından endişe ediliyorsa bir doktora danışılarak sperm analizi yaptırılması değerlendirilebilir. Çünkü yaş ilerledikçe sperm miktarı ve hareketliliği gibi döllenme açısından önemli özellikler de değişebilir.

Yaşın doğurganlık üzerindeki etkisini bilmek, aile planlaması konusunda daha gerçekçi beklentiler oluşturmanıza yardımcı olabilir. Tüp bebek (IVF) gibi yardımcı üreme yöntemleri değerlendirilebilecek seçenekler arasındadır. Ayrıca gelecekte çocuk sahibi olmayı düşünen ancak bunun zamanlamasından emin olmayan kişiler, yumurta veya embriyo dondurma seçenekleri hakkında bilgi alabilir.

hamile kalamamanın nedenleri

5. Eşinizin Sağlığı

Hamilelik oluşmadığında sorunun yalnızca kadın kaynaklı olduğu düşünülse de doğurganlık, her iki partnerin sağlığından etkilenir. Kısırlık vakalarının yaklaşık yüzde 40'ının erkek kaynaklı, yüzde 40'ının kadın kaynaklı ve yüzde 20'sinin ise her iki partnerle ilişkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca vakaların yaklaşık yüzde 15'inde açıklanamayan kısırlık söz konusu olabiliyor.

İleri yaş kadınlarda doğurganlığı etkileyebildiği gibi erkeklerde de sperm kalitesini etkileyebilir. Sperm miktarı ve hareketliliği, yaş ilerledikçe azalabilen özellikler arasındadır.

Erkek doğurganlığını desteklemek için dikkat edilebilecek konulardan biri de uyku düzenidir. Araştırmalara göre gecede altı saatten az veya dokuz saatten fazla uyuyan erkeklerin sperm kalitesi, yedi veya sekiz saat uyuyan erkeklere kıyasla daha düşük olabilir. Bu nedenle sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak önemlidir.

6. Hormonal Doğum Kontrol Yöntemleri

Yakın zamanda hormonal doğum kontrol yöntemlerini kullanmayı bıraktıysanız adet döngünüzün yeniden düzenlenmesi zaman alabilir. Bazı hormonal yöntemlerde doğurganlığın geri dönmesi diğerlerine göre daha uzun sürebilir. Özellikle doğum kontrol iğnesi gibi bazı yöntemlerden sonra bu süreç gecikebilir. Bu nedenle doğum kontrol yöntemini bıraktıktan hemen sonra gebelik oluşmaması her zaman kalıcı bir doğurganlık sorunu olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak hormonal doğum kontrolünü bırakmanızın üzerinden altı ay geçmesine rağmen adetleriniz düzene girmediyse veya yumurtlama yaşayıp yaşamadığınızdan emin değilseniz bir doktora danışabilirsiniz.

7. Yaşam Tarzı Alışkanlıkları

Günlük yaşam alışkanlıkları hem kadın hem de erkek doğurganlığını etkileyebilir. Özellikle sigara kullanımı, üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinen faktörlerden biridir. Uzun süre sigara içmek kadınlarda yumurta kaybını hızlandırabilir. Erkeklerde ise sperm sayısını azaltabilir ve sperm sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Aşırı alkol tüketiminin de doğurganlık oranlarını düşürebileceğine ilişkin bazı araştırma bulguları bulunmaktadır. Siz veya eşiniz düzenli olarak sigara ya da alkol tüketiyorsanız ve yakın zamanda hamilelik planlıyorsanız bu alışkanlıkları bırakmak veya azaltmak için doktordan destek alabilirsiniz. Bu değişiklikler hem sizin hem de gelecekteki bebeğinizin sağlığını destekleyecektir.

8. Altta Yatan Sağlık Sorunları

Bazı sağlık sorunları, hamile kalma olasılığını doğrudan etkileyebilir. Düzensiz adet döngüleri, polikistik over sendromu (PCOS), diyabet, obezite ve tiroid bozuklukları doğurganlıkla ilişkili olabilecek sağlık sorunları arasındadır. Bunun yanı sıra rahim miyomları, endometriozis ve fallop tüplerinin tıkalı olması da gebelik oluşmasını zorlaştırabilir. Özellikle endometriozis, doğurganlık üzerinde önemli etkileri olabilen bir sağlık sorunudur. Endometriozis hastalarının yüzde 50'sine kadarının hamile kalmakta zorluk yaşayabileceği tahmin edilmektedir.

Bilinen kronik bir sağlık sorununuz varsa hamile kalmaya çalışmadan önce bu durumun kontrol altında olduğundan emin olmanız önemlidir. Bunun için gebelik öncesinde doktora başvurarak muayene olabilirsiniz. Böylece doğurganlığınızı etkileyebilecek olası sağlık sorunları değerlendirilebilir ve gebelik planınız buna göre oluşturulabilir.

9. Açıklanamayan Kısırlık

Bazı çiftlerde yapılan değerlendirmelere rağmen hamile kalamamanın nedeni belirlenemeyebilir. Açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılan bu durum, çocuk sahibi olmak isteyen anne baba adaylarının yaklaşık yüzde 10 ila 30'unu etkileyebilir.

Açıklanamayan kısırlık tanısı almak, gebelik şansının olmadığı veya tedavi seçeneklerinin bulunmadığı anlamına gelmez. Nedeni belirlenemese bile farklı tedavi yöntemleri değerlendirilebilir. Bu süreçte aklınızdaki soruları ve endişeleri doktorunuzla paylaşmanız önemlidir. Doktorunuzla birlikte mevcut durumu değerlendirerek sizin için uygun olabilecek seçenekleri belirleyebilirsiniz.

Hamile Kalamıyorsanız Ne Zaman Doktora Görünmelisiniz?

Hamile kalmakta zorlanıyorsanız veya doğurganlığınızla ilgili endişeleriniz varsa doktora başvurmaktan çekinmeyin. Özellikle aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme almanız önemlidir:

  • 35 yaş ve üzerindeyseniz: En az altı aydır düzenli olarak hamile kalmaya çalışmanıza rağmen gebelik oluşmadıysa doktora başvurmalısınız.

  • 35 yaşın altındaysanız: En az bir yıldır hamile kalmaya çalışmanıza rağmen gebelik oluşmadıysa doğurganlık değerlendirmesi yaptırmanız gerekir.

Hamile kalamamanın arkasında tek bir neden bulunmayabilir. Yaş, yumurtlama dönemi, partnerinizin sağlığı, yaşam tarzı alışkanlıkları ve altta yatan sağlık sorunları birlikte değerlendirilmelidir. Doğurganlığınızla ilgili endişeleriniz varsa uygun değerlendirme ve destek için doktorunuza danışabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Parents

Yorumlar 0

Yoruma katıl Düşüncelerini paylaşmak için ücretsiz üye ol veya giriş yap.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

Haftanın Öne Çıkanları

Hamile Kalamamanın 9 Olası Nedeni

Hamile Kalamamanın 9 Olası Nedeni

Hamile kalmakta zorlanmanın arkasında yumurtlama döneminin kaçırılması, yaş, stres, yaşam tarzı alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve çeşitli sağlık sorunları gibi farklı etkenler bulunabilir.

Allianz
Evinizi Bebeğiniz İçin Güvenli Hâle Getirmenin 6 Yolu

Evinizi Bebeğiniz İçin Güvenli Hâle Getirmenin 6 Yolu

Mutfak, oturma odası, bebek odası ve banyo başta olmak üzere evin her alanında alınacak basit önlemlerle bebeklerin ve küçük çocukların karşılaşabileceği kazaların önüne geçilebilir.

Allianz
Baba Adayının Alkol Kullanımı Doğum Kusurlarına Neden Olabilir mi?

Baba Adayının Alkol Kullanımı Doğum Kusurlarına Neden Olabilir mi?

Araştırmalar, babanın gebelik öncesindeki alkol tüketiminin sperm kalitesi ve bebeğin sağlığıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor; bu nedenle uzmanlar baba adaylarına alkol tüketimini azaltmalarını öneriyor.

Zayıflama İğnesi Kullanırken Hamile Olduğunuzu Öğrendiğinizde Ne Yapmalısınız?

Zayıflama İğnesi Kullanırken Hamile Olduğunuzu Öğrendiğinizde Ne Yapmalısınız?

GLP-1 grubu zayıflama iğneleri gebelik ve emzirme döneminde güvenli kabul edilmiyor; uzmanlar hamilelik planlayanların bu ilaçları ne zaman bırakmaları gerektiğini doktorlarıyla değerlendirmelerini öneriyor.

Çocuklarda 'W' Oturma Pozisyonu Güvenli mi?

Çocuklarda 'W' Oturma Pozisyonu Güvenli mi?

Çocukların W şeklinde oturmasının fiziksel gelişimlerine zarar verdiğine dair yaygın endişelerin aksine, araştırmalar bu pozisyonun çoğu çocukta uzun vadeli bir soruna yol açmadığını gösteriyor.

Anaokuluna Kaç Yaşında Başlanır?

Anaokuluna Kaç Yaşında Başlanır?

Çocuklar genellikle 3-4 yaşlarında anaokuluna başlamaya hazır olur; ancak doğru zamanı belirlerken yaşın yanı sıra çocuğun sosyal, duygusal ve gelişimsel özelliklerini de değerlendirmek gerekir.

Sezaryen Doğum Sonrası Banyo Ne Zaman Yapılabilir?

Sezaryen Doğum Sonrası Banyo Ne Zaman Yapılabilir?

Sezaryen sonrası banyo yaparken kesi bölgesini korumak, uzun süre suya maruz bırakmamak ve enfeksiyon belirtilerini takip etmek iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.

Doğum Sonrası Hormonal Dengesizlik: Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Doğum Sonrası Hormonal Dengesizlik: Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Doğumdan sonra östrojen, progesteron ve diğer hormonlarda meydana gelen değişimler; ruh hali, uyku, enerji, cilt ve adet döngüsü gibi birçok alanda değişikliğe neden olabilir.

Hamilelikte Spa ve Sauna Kullanımı Güvenli mi?

Hamilelikte Spa ve Sauna Kullanımı Güvenli mi?

Hamilelikte spa ve sauna kullanımı vücut sıcaklığını yükseltebileceğinden özellikle gebeliğin ilk aylarında kaçınılması önerilmektedir.

Hamilelikte Tüy Dökücü Krem Kullanılır mı?

Hamilelikte Tüy Dökücü Krem Kullanılır mı?

Hamilelikte tüy dökücü kremler genellikle güvenli kabul edilse de hassaslaşan cilt nedeniyle tahriş riskine karşı kullanım öncesinde yama testi yapılması önemlidir.

Hamilelikte Ağda Yapmak Güvenli mi?

Hamilelikte Ağda Yapmak Güvenli mi?

Hamilelikte ağda genellikle güvenli olsa da hassaslaşan cilt nedeniyle daha ağrılı olabilir.

Doğum Kontrol Hapını Atladığınızda Ne Olur?

Doğum Kontrol Hapını Atladığınızda Ne Olur?

Doğum kontrol hapı unutulduğunda yapılması gerekenler, kullanılan hapın türüne ve kaç dozun atlandığına göre değişirken gebelik riski de buna bağlı olarak artabilir.

Doğum Kontrol Hapı Kullanmayı Bıraktığınızda Ne Olur?

Doğum Kontrol Hapı Kullanmayı Bıraktığınızda Ne Olur?

Doğum kontrol hapı bırakıldığında doğurganlık kısa sürede geri dönebilir; adet düzeni, kanama miktarı, PMS belirtileri ve cinsel istekte değişiklikler görülebilir.

Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?

Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?

Bilimsel araştırmalar, doğum kontrol haplarının kilo alımına neden olmadığını gösterse de 3 aylık iğneler bazı kişilerde kilo artışıyla ilişkilendirilmektedir.

Doğum Kontrol Haplarının En Yaygın 10 Yan Etkisi

Doğum Kontrol Haplarının En Yaygın 10 Yan Etkisi

Doğum kontrol hapları bazı kişilerde lekelenme, mide bulantısı, göğüs hassasiyeti ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilirken, etkiler kullanılan hapın türüne ve kişiye göre değişebilir.

Bebeklerde RSV Belirtileri: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 4 İşaret

Bebeklerde RSV Belirtileri: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 4 İşaret

Bebeklerde RSV çoğunlukla hafif seyretse de nefes almada güçlük, susuzluk, ciltte morarma ve apne ciddi hastalık belirtileri olabilir.

Bebeğinizin Dişlerini Fırçalamaya Ne Zaman Başlamalısınız?

Bebeğinizin Dişlerini Fırçalamaya Ne Zaman Başlamalısınız?

Bebeğinizin ağız bakımına ilk diş çıkmadan önce başlayabilir, ilk dişin çıkmasıyla birlikte uygun bir diş fırçası ve doğru miktarda diş macunuyla düzenli bakıma geçebilirsiniz.

Bebeğiniz Kafasını Çarptığında Ne Yapmalısınız?

Bebeğiniz Kafasını Çarptığında Ne Yapmalısınız?

Bebeklerin kafasını çarpması sık görülse de darbe sonrasında ortaya çıkan belirtileri takip etmek ve ciddi yaralanma işaretlerinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak önemlidir.

Adet Gecikmesinin Hamilelik Dışındaki 12 Nedeni

Adet Gecikmesinin Hamilelik Dışındaki 12 Nedeni

Adet gecikmesine hamileliğin yanı sıra stres, uyku düzenindeki değişiklikler, kilo değişimleri, yoğun egzersiz, hormonal sorunlar ve bazı ilaçlar da neden olabilir.

Emzirirken Hamile Kalmak Mümkün mü?

Emzirirken Hamile Kalmak Mümkün mü?

Emzirme, doğurganlığı bir süreliğine azaltabilse de gebelikten tamamen koruyan bir yöntem değildir.

Dış Gebelik Rüptürü: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Dış Gebelik Rüptürü: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Dış gebelik rüptürü, döllenmiş yumurtanın rahim yerine fallop tüpüne yerleşmesi ve gebeliğin ilerlemesiyle tüpün yırtılması sonucu oluşabilen, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.

Erken Dönem Düşük mü Yoksa Adet Kanaması mı? Aradaki Farklar

Erken Dönem Düşük mü Yoksa Adet Kanaması mı? Aradaki Farklar

Erken dönemde yaşanan kanama ve krampların adet mi yoksa düşük mü olduğunu ayırt etmek zor olabilir.

Ultrasonda Gebelik Kesesinin Görülmemesi Ne Anlama Geliyor?

Ultrasonda Gebelik Kesesinin Görülmemesi Ne Anlama Geliyor?

Erken gebelikte ultrasonda gebelik kesesinin görülmemesi gebeliğin çok erken olmasından kaynaklanabileceği gibi dış gebelik veya düşük olasılığının da değerlendirilmesini gerektirebilir.

Hamilelikte Çocuğumu Kucağıma Alabilir miyim? İşte Uzman Görüşleri

Hamilelikte Çocuğumu Kucağıma Alabilir miyim? İşte Uzman Görüşleri

Komplikasyonsuz gebeliklerde çocuk taşımak genellikle mümkün olsa da gebelik ilerledikçe denge, bel ağrısı ve ağırlık gibi faktörlere dikkat edilmelidir.

Gebelikte Düşük Progesteron: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gebelikte Düşük Progesteron: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Gebelikte düşük progesteronun olası nedenlerini, belirtilerini, gebelik üzerindeki etkilerini ve progesteron takviyelerinin hangi durumlarda kullanılabildiğini keşfedin.

Bebeğinizin Uykuya Direnmesinin 8 Olası Nedeni

Bebeğinizin Uykuya Direnmesinin 8 Olası Nedeni

Aşırı yorgunluk, açlık, ayrılık kaygısı ve aşırı uyarılma gibi nedenler bebeğinizin uykuya direnmesine yol açabilir.

Bebekler Öğlen Uykusunu Ne Zaman Bırakır?

Bebekler Öğlen Uykusunu Ne Zaman Bırakır?

Çocukların öğle uykusunu bırakma zamanı değişiklik gösterirken, enerji düzeyi ve uyku alışkanlıkları bu geçişin ne zaman başladığını anlamanıza yardımcı olabilir.

Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri

Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri

Beşik çadırlarından bebek salıncaklarına kadar bazı bebek ürünleri boğulma, sıkışma ve düşme riski oluşturabileceğinden ürün seçerken güvenlik standartlarının ve kullanım koşullarının değerlendirilmesi önemlidir.

Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi

Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi

Beşikten tırmanarak çıkmaya başlayan çocuklarda düşme riskini azaltmak için yatak yüksekliğini ayarlamak ve uyku alanını güvenli hâle getirmek son derece önemlidir.

Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?

Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?

Papatya çayı rahatlatıcı ve sindirimi destekleyici özellikleriyle bilinse de gebelikte güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığından tüketmeden önce doktora danışılması önemlidir.

Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri

Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri

Hamilelikte nane çayı bazı anne adaylarında bulantı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak olası yan etkiler ve gebeliğe özgü riskler nedeniyle tüketmeden önce doktora danışılması önerilmektedir.

Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi

Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi

Preeklampsi; gebelikte yüksek tansiyon, baş ağrısı ve görme değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilen ciddi bir durumdur.