Çocuklarda 'W' Oturma Pozisyonu Güvenli mi?
Çocukların W şeklinde oturmasının fiziksel gelişimlerine zarar verdiğine dair yaygın endişelerin aksine, araştırmalar bu pozisyonun çoğu çocukta uzun vadeli bir soruna yol açmadığını gösteriyor.
Çocuğunuzun yerde otururken bacaklarını iki yana açıp geriye doğru kıvırarak W harfine benzeyen bir pozisyon aldığını fark etmiş olabilirsiniz. Özellikle sosyal medyada bu oturma şeklinin çocukların kalça ve kas gelişimini olumsuz etkileyebileceğine ilişkin paylaşımlar, pek çok ebeveynin endişelenmesine neden oluyor. Peki, çocukların W pozisyonunda oturması gerçekten zararlı mı?
Uzmanlara göre, W şeklinde oturmanın ilerleyen yaşlarda duruş bozukluğuna, ortopedik problemlere veya kas sorunlarına yol açtığına dair yaygın inanış bilimsel araştırmalarla desteklenmiyor. Nitekim 2020 yılında yapılan bir çalışmada, W pozisyonunda oturan ve oturmayan çocuklar arasında kalça displazisi görülme oranı açısından herhangi bir fark bulunmadı.
W Oturma Pozisyonu Nedir?
W oturma pozisyonu, çocuğun kalçasını yere koyarak oturduğu, dizlerini öne doğru büküp bacaklarını iki yana açtığı ve ayaklarını kalçasının gerisinde konumlandırdığı oturma şeklidir. Çocuğun bacakları yukarıdan bakıldığında W harfine benzeyen bir görünüm oluşturur. Bu pozisyon, yogadaki kahraman pozu (Virasana) ile de benzerlik gösterir.
Bebekler oturmayı öğrenirken farklı pozisyonlar deneyebilir ve bunların arasında W şeklinde oturmak da bulunabilir. Bu pozisyon özellikle yürümeye yeni başlayan çocuklarda yaygındır. Bununla birlikte bazı çocuklar 8-9 yaşlarına kadar W şeklinde oturmaya devam edebilir.
Çocuklar yerde otururken bağdaş kurabilir, bacaklarını öne doğru uzatabilir ya da ayak tabanlarını birleştirerek kelebek pozisyonunu tercih edebilir. W şeklinde oturmanın nedenlerinden biri ise çocukların kemik yapısıyla ilişkilidir. Çocukların uyluk kemiklerinin (femur) hafifçe içe dönük olması oldukça yaygındır. Femoral anteversiyon olarak adlandırılan bu anatomik özellik, W pozisyonunda oturmayı çocuklar için daha rahat hâle getirebilir.
Florida'daki Johns Hopkins All Children's Hastanesi'nde çocuk ortopedisi uzmanı olan Dr. Greg Hahn, femoral anteversiyonun birçok kişide görüldüğünü, ancak W pozisyonunda oturmayı kolaylaştıran durumun bu açının daha belirgin olması olduğunu açıklıyor. Çocuk büyüdükçe femoral anteversiyonun, W şeklinde oturma alışkanlığının ve ayak parmaklarının içe dönük basmasının genellikle azaldığını belirtiyor. Çoğu çocuk normal fiziksel gelişimini sürdürürken, bu durumlarda düzelme görülmemesi halinde çocuk doktoru gerekli yönlendirmeyi yapabiliyor.

W Oturma Pozisyonuyla İlgili Endişeler Nereden Kaynaklanıyor?
W şeklinde oturmanın zararlı olduğuna ilişkin endişelerin geçmişi, 1960'lı ve 1970'li yıllarda ortopedistler arasında yaygın olan bazı görüşlere dayanıyor. O dönemde yürürken ayak parmaklarının içe doğru dönmesi, yani içe basma, kas veya yumuşak dokularla ilgili bir sorun olarak değerlendiriliyordu. Çocukların belirli oturma pozisyonlarından kaçınmasının kasların gerilmesini önleyeceği ve böylece içe basmanın engellenebileceği düşünülüyordu. W pozisyonunda oturmanın da bu nedenle sınırlandırılması öneriliyordu.
Ancak özellikle 1980'li yıllarda çocuk ortopedisti Lynn Staheli'nin öncülüğünde yürütülen araştırmalar, içe basmanın çoğu zaman normal anatomik farklılıklardan kaynaklandığını ortaya koydu. Uzun boylu veya solak olmak gibi, ayakların hafifçe içe dönük olması da kişiden kişiye değişebilen doğal bir özellik olarak değerlendirildi.
Araştırmalar, içe basmanın çoğu çocukta herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmadan zaman içinde kendiliğinden düzeldiğini gösterdi. Bu nedenle çocukların oturma pozisyonlarını değiştirmeye zorlamak veya ortez kullanmak çoğu durumda gerekli görülmüyor.
Aslında insanların yürüyüşleri incelendiğinde herkesin ayaklarını tam olarak karşıya dönük şekilde basmadığı görülür. Bazı kişiler ayaklarını hafifçe içe, bazıları ise dışa doğru çevirerek yürür. Dr. Hahn'a göre bu farklılık çocuklarda daha belirgindir. Dolayısıyla çocuğunuzun ayaklarının içe dönük görünmesi, mutlaka bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmemektedir. Çocuk büyüdükçe yürüyüşünün daha düzgün hâle gelmesi de mümkündür.
W Oturma Pozisyonunun Çocukların Gelişimine Etkileri
W pozisyonunda oturmanın çocuklarda uzun vadeli ortopedik sorunlara yol açtığına ilişkin yaygın endişeleri destekleyen yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Dr. Hahn, bu oturma şeklinin ilerleyen dönemlerde sağlık sorunlarına neden olduğunu gösteren bir durumdan söz etmenin doğru olmadığını belirtiyor. Ayrıca W şeklinde oturmayı osteoartrit ile ilişkilendiren bir çalışmadan haberdar olmadığını ifade ediyor.
Uluslararası Kalça Displazisi Enstitüsü ve diğer araştırmacıların çalışmaları da femoral anteversiyonun artmasının kalça çıkığına neden olmadığını veya kalça yuvasına zarar vermediğini gösteriyor. Çocuk ortopedisti ve Uluslararası Kalça Displazisi Enstitüsü'nün tıbbi direktörü Dr. Charles T. Price, femoral anteversiyonu olan çocukların W pozisyonunda daha rahat oturabileceğini ve bu şekilde oturmalarına izin verilmesi gerektiğini söylüyor.
Dr. Price'a göre bu anatomik özellik, neredeyse tüm vakalarda çocuk büyüdükçe kendiliğinden düzeliyor. Küçük çocuklarda içe basma yaygın olarak görülse de bu durum, oturma alışkanlığından bağımsız olarak yetişkinlik döneminde nadiren devam ediyor.
Çocuğunuz W Pozisyonunda Oturuyorsa Ne Yapmalısınız?
Çocuğunuzun W şeklinde oturduğunu gördüğünüzde sürekli pozisyonunu değiştirmesini istemeniz gerekmiyor. Uzmanlara göre bu oturma şekli, çocuğun bağdaş kurarak oturmasından farklı bir risk taşımıyor. Dolayısıyla W pozisyonunu tek başına kötü bir duruş alışkanlığı olarak değerlendirmek veya çocuğu bu şekilde oturmaması için zorlamak gerekmiyor.
Çoğu çocukta W şeklinde oturma ve içe basma, büyümeyle birlikte kendiliğinden azalıyor. Ancak bu durum ilkokul çağına kadar devam ederse veya çocuğunuz yürürken belirgin bir dengesizlik yaşıyorsa çocuk doktoruna danışabilirsiniz. Doktorunuz çocuğunuzun gelişimini değerlendirerek ihtiyaç duyulması halinde sizi uygun bir uzmana yönlendirebilir.
Özetle, çocuğunuzun zaman zaman W pozisyonunda oturması tek başına endişelenmeniz gereken bir durum değildir. Bu pozisyonun kalça displazisine, duruş bozukluğuna veya ileride ortopedik sorunlara neden olduğuna ilişkin yaygın inanışlar araştırmalarla desteklenmemektedir.
Kaynakça
- Parents
Haftanın Öne Çıkanları
Baba Adayının Alkol Kullanımı Doğum Kusurlarına Neden Olabilir mi?
Araştırmalar, babanın gebelik öncesindeki alkol tüketiminin sperm kalitesi ve bebeğin sağlığıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor; bu nedenle uzmanlar baba adaylarına alkol tüketimini azaltmalarını öneriyor.
Zayıflama İğnesi Kullanırken Hamile Olduğunuzu Öğrendiğinizde Ne Yapmalısınız?
GLP-1 grubu zayıflama iğneleri gebelik ve emzirme döneminde güvenli kabul edilmiyor; uzmanlar hamilelik planlayanların bu ilaçları ne zaman bırakmaları gerektiğini doktorlarıyla değerlendirmelerini öneriyor.
Çocuklarda 'W' Oturma Pozisyonu Güvenli mi?
Çocukların W şeklinde oturmasının fiziksel gelişimlerine zarar verdiğine dair yaygın endişelerin aksine, araştırmalar bu pozisyonun çoğu çocukta uzun vadeli bir soruna yol açmadığını gösteriyor.
Anaokuluna Kaç Yaşında Başlanır?
Çocuklar genellikle 3-4 yaşlarında anaokuluna başlamaya hazır olur; ancak doğru zamanı belirlerken yaşın yanı sıra çocuğun sosyal, duygusal ve gelişimsel özelliklerini de değerlendirmek gerekir.
Sezaryen Doğum Sonrası Banyo Ne Zaman Yapılabilir?
Sezaryen sonrası banyo yaparken kesi bölgesini korumak, uzun süre suya maruz bırakmamak ve enfeksiyon belirtilerini takip etmek iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Doğum Sonrası Hormonal Dengesizlik: Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları
Doğumdan sonra östrojen, progesteron ve diğer hormonlarda meydana gelen değişimler; ruh hali, uyku, enerji, cilt ve adet döngüsü gibi birçok alanda değişikliğe neden olabilir.
Hamilelikte Spa ve Sauna Kullanımı Güvenli mi?
Hamilelikte spa ve sauna kullanımı vücut sıcaklığını yükseltebileceğinden özellikle gebeliğin ilk aylarında kaçınılması önerilmektedir.
Hamilelikte Tüy Dökücü Krem Kullanılır mı?
Hamilelikte tüy dökücü kremler genellikle güvenli kabul edilse de hassaslaşan cilt nedeniyle tahriş riskine karşı kullanım öncesinde yama testi yapılması önemlidir.
Hamilelikte Ağda Yapmak Güvenli mi?
Hamilelikte ağda genellikle güvenli olsa da hassaslaşan cilt nedeniyle daha ağrılı olabilir.
Doğum Kontrol Hapını Atladığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı unutulduğunda yapılması gerekenler, kullanılan hapın türüne ve kaç dozun atlandığına göre değişirken gebelik riski de buna bağlı olarak artabilir.
Doğum Kontrol Hapı Kullanmayı Bıraktığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı bırakıldığında doğurganlık kısa sürede geri dönebilir; adet düzeni, kanama miktarı, PMS belirtileri ve cinsel istekte değişiklikler görülebilir.
Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?
Bilimsel araştırmalar, doğum kontrol haplarının kilo alımına neden olmadığını gösterse de 3 aylık iğneler bazı kişilerde kilo artışıyla ilişkilendirilmektedir.
Doğum Kontrol Haplarının En Yaygın 10 Yan Etkisi
Doğum kontrol hapları bazı kişilerde lekelenme, mide bulantısı, göğüs hassasiyeti ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilirken, etkiler kullanılan hapın türüne ve kişiye göre değişebilir.
Bebeklerde RSV Belirtileri: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 4 İşaret
Bebeklerde RSV çoğunlukla hafif seyretse de nefes almada güçlük, susuzluk, ciltte morarma ve apne ciddi hastalık belirtileri olabilir.
Bebeğinizin Dişlerini Fırçalamaya Ne Zaman Başlamalısınız?
Bebeğinizin ağız bakımına ilk diş çıkmadan önce başlayabilir, ilk dişin çıkmasıyla birlikte uygun bir diş fırçası ve doğru miktarda diş macunuyla düzenli bakıma geçebilirsiniz.
Bebeğiniz Kafasını Çarptığında Ne Yapmalısınız?
Bebeklerin kafasını çarpması sık görülse de darbe sonrasında ortaya çıkan belirtileri takip etmek ve ciddi yaralanma işaretlerinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak önemlidir.
Adet Gecikmesinin Hamilelik Dışındaki 12 Nedeni
Adet gecikmesine hamileliğin yanı sıra stres, uyku düzenindeki değişiklikler, kilo değişimleri, yoğun egzersiz, hormonal sorunlar ve bazı ilaçlar da neden olabilir.
Emzirirken Hamile Kalmak Mümkün mü?
Emzirme, doğurganlığı bir süreliğine azaltabilse de gebelikten tamamen koruyan bir yöntem değildir.
Dış Gebelik Rüptürü: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
Dış gebelik rüptürü, döllenmiş yumurtanın rahim yerine fallop tüpüne yerleşmesi ve gebeliğin ilerlemesiyle tüpün yırtılması sonucu oluşabilen, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Erken Dönem Düşük mü Yoksa Adet Kanaması mı? Aradaki Farklar
Erken dönemde yaşanan kanama ve krampların adet mi yoksa düşük mü olduğunu ayırt etmek zor olabilir.
Ultrasonda Gebelik Kesesinin Görülmemesi Ne Anlama Geliyor?
Erken gebelikte ultrasonda gebelik kesesinin görülmemesi gebeliğin çok erken olmasından kaynaklanabileceği gibi dış gebelik veya düşük olasılığının da değerlendirilmesini gerektirebilir.
Hamilelikte Çocuğumu Kucağıma Alabilir miyim? İşte Uzman Görüşleri
Komplikasyonsuz gebeliklerde çocuk taşımak genellikle mümkün olsa da gebelik ilerledikçe denge, bel ağrısı ve ağırlık gibi faktörlere dikkat edilmelidir.
Gebelikte Düşük Progesteron: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Gebelikte düşük progesteronun olası nedenlerini, belirtilerini, gebelik üzerindeki etkilerini ve progesteron takviyelerinin hangi durumlarda kullanılabildiğini keşfedin.
Bebeğinizin Uykuya Direnmesinin 8 Olası Nedeni
Aşırı yorgunluk, açlık, ayrılık kaygısı ve aşırı uyarılma gibi nedenler bebeğinizin uykuya direnmesine yol açabilir.
Bebekler Öğlen Uykusunu Ne Zaman Bırakır?
Çocukların öğle uykusunu bırakma zamanı değişiklik gösterirken, enerji düzeyi ve uyku alışkanlıkları bu geçişin ne zaman başladığını anlamanıza yardımcı olabilir.
Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri
Beşik çadırlarından bebek salıncaklarına kadar bazı bebek ürünleri boğulma, sıkışma ve düşme riski oluşturabileceğinden ürün seçerken güvenlik standartlarının ve kullanım koşullarının değerlendirilmesi önemlidir.
Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi
Beşikten tırmanarak çıkmaya başlayan çocuklarda düşme riskini azaltmak için yatak yüksekliğini ayarlamak ve uyku alanını güvenli hâle getirmek son derece önemlidir.
Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?
Papatya çayı rahatlatıcı ve sindirimi destekleyici özellikleriyle bilinse de gebelikte güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığından tüketmeden önce doktora danışılması önemlidir.
Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri
Hamilelikte nane çayı bazı anne adaylarında bulantı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak olası yan etkiler ve gebeliğe özgü riskler nedeniyle tüketmeden önce doktora danışılması önerilmektedir.
Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi
Preeklampsi; gebelikte yüksek tansiyon, baş ağrısı ve görme değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilen ciddi bir durumdur.
Doğum Sonrası Adet Dönemi Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
Doğum sonrası adet dönemi hakkında tüm merak edilenler bu yazımızda.
Doğumdan Sonra Yiyebileceğiniz En İyi 7 Besin
Doğumdan sonra yumurta, yulaf, yağlı balık, mercimek, yoğurt, dolmalık biber ve kabak çekirdeği gibi besinler iyileşme, enerji ve genel beslenme açısından ihtiyaç duyulan önemli besin öğelerinin karşılanmasına yardımcı olabilir.
Yorumlar 0