Gebelik Zehirlenmesi Nedir, Nasıl Başa Çıkılır?
Preeklampsi halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen ciddi bir hastalıktır.
- Preeklampsinin Belirtileri ve Çözüm Yolları Nelerdir?
- Preeaklampsinin Sık Görüldüğü Durumlar
- Preeklampsinin Belirtileri Nelerdir?
- Gebeliğin Kaçıncı Haftasında Ortaya Çıkar
- PREEKLAMPSİNİN TEHLİKELERİ NELERDİR?
- PREEKLAMPSİ BELİRTİLERİ
- PREEKLAMPSİNİN TEDAVİ YÖNTEMİ
- Preeklamsinin Gelişmemesi İçin Magnezyum Tedavisi Uygulanır
- ÇOĞUL GEBELİKLER ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜDÜR
Preeklampsinin Belirtileri ve Çözüm Yolları Nelerdir?
Preeklampsi halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen ciddi bir hastalıktır. Bu zehirlenme normal gıda zehirlenmesi gibi bir durum değildir. Tam olarak nedeni bilinmese de rahimdeki arterlerin fazla daralması nedeniyle plasentanın bebeği besleyememesi sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor ve yüksek tansiyon ile seyrediyor. Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan preeklampsi, genelde idrarda aşırı miktarda protein atılımı, yüzde, el ve ayakta şişme, tansiyonun 140/90 mmHg üzerinde olması gibi belirtileri vardır. Preeklampsi tedavi edilmezse ciddi olarak anne ve bebek ölümlerine neden olabilmektedir. Gebelik zehirlenmesi, hamileliklerin yaklaşık %6’sında görülür ve tüm organları, bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkiler. Bu nedenle belirtiler başladığında bir an önce doktora başvurulması ve tedaviye başlanması gerekir. Peki, Preeklampsinin Belirtileri ve Çözüm Yolları nelerdir?
Preeaklampsinin Sık Görüldüğü Durumlar
- 18 yaş altı ve 30 yaş üstündeki gebeler,
- İlk gebelik deneyimi yaşayanlar,
- Daha önce çok sayıda doğum yapmış gebeler,
- Çoğul gebelik hikayesi olan gebeler,
- Önceki gebeliğinde yüksek tansiyonu olan anneler,
- Gizli şeker veya gebelik şekeri olan gebeler,
- Kronik böbrek hastalığı olan gebeler,
- Otoimmün hastalığı olan gebeler,
- Amniyos sıvısının artması (Polihidramniyos) sorunu olanlar,
- Kalp yetmezliğine bağlı olarak bebeğin tüm vücut boşluklarında sıvı birikmesi ve bebeğin şişmesi olarak bilinen hidrops fetalis gibi sorunu olanlar,
- Obez gebeler
Preeklampsinin Belirtileri Nelerdir?
Preeklampsi bazı gebelerde herhangi bir belirti olmadan ortaya çıkabilir. Rutin kontrollerde yapılan testlerle preeklampsi olduğu anlaşılabilir. Ancak genel olarak preeklampsinin belirtileri şu şekildedir.
- Bağ ağrısı
- Nefes darlığı
- Vücut, yüz, el ve ayaklarda şişlik, ödem oluşması
- Halsizlik
- Bilinç bulanıklığı
- Bulanık görme
- Karın ve mide ağrısı
- Ani kilo artışı
- Parmakta takılı olan yüzüğün dar gelmesi
- Unutkanlık
- Bebek hareketlerinin azalması
- Ani görme bozukluğu
- Bulantı, kusma
- Karaciğer bölgesinde ağrı
- Az idrara çıkma
Gebeliğin Kaçıncı Haftasında Ortaya Çıkar
Gebeliğin pek çok döneminde karşılaşılan belirtiler arasında yer alan belirtiler, bazen anne adaylarını preeklampsi olup olmadıkları konusunda ikilime düşürür. Bu nedenle teşhis edilmesi çoğu zaman daha geç olabilmektedir. Gebelik döneminde şişkinlik ve ödemin olması normaldir ancak ödem hızla artıyor ve özellikle yüz ve ayak bölgesinde görülüyorsa o zaman preeklampsi şüphesi daha da artmaktadır. Gebeliğin 20. Haftasından sonra görülen preeklapsi, genelde idrarda aşırı miktarda protein atılımı, yüzde, el ve ayakta şişme ile tansiyonun yüksek seyretmesi olarak görülür.
Gebelikte Ödem ve Şişlikle Baş Etmenin Yolları
PREEKLAMPSİNİN TEHLİKELERİ NELERDİR?
Preeklampsi gebelerde kapiller olarak adlandırılan damar bölgelerinde ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Kapillerler, toplardamarlarla atardamarların arasında yer alır. Aynı zamanda organları için yaşamsal maddeyi götüren ve artık maddelerin de toplandığı en uçtaki ince damarlardır. Bu ince damarlar vücudun her yerinde bulunurlar. Bu yüzden preeklampsi vücuttaki tüm organları etkiler.
PREEKLAMPSİ BELİRTİLERİ
Preeklampsi belirtileri, yapılan tahlillerde idrardaki protein kaybının artması, günlük idrar yapının azalması, tansiyonun 160/100 mmHg olması, şiddetli mide ağrısı, görmede bozukluk ve kanda trombosit miktarının azalması gibi bulgular ağır preeklampsinin olduğuna işaret eder. Eğer bu bulgulara sara nöbetleri de eklenmişse bu duruma eklampsi adı verilir ve beyin ödeminin gelişmesi nedeniyle nöbetler başlamıştır. Preeklampsi nedeniyle anne adayında kalp yetmezliği, beyin kanaması, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği ve pıhtılaşma bozukluğu ortaya çıkar. Bebeğin gelişimi gerilemeye başlar bu da erken doğuma veya bebeğin ölümüne neden olur.
PREEKLAMPSİNİN TEDAVİ YÖNTEMİ
Eğer anne adayı preeklampsiyi hafif geçiriyorsa o zaman anne ve bebeği doktoru tarafından yakın takibe alınır. Düzenli olarak takip edilen kan değerlerinin yanı sıra tansiyonu düşürmeye yönelik tedaviye de başlanır. Yapılan kontrollerde bebeğin dış ortamda yaşayabilmesi mümkünse ve preeklampsi belirtileri daha da ağırlaşmaya başlamışsa o zaman doğum gerçekleştirilir. Bebeğin doğumunun gerçekleştirilmesi tedavinin tek yoludur.
Preeklamsinin Gelişmemesi İçin Magnezyum Tedavisi Uygulanır
Anne adayında eklampsi ve ağır preeklampsinin gelişmemesi için gebeye magnezyum tedavisi uygulanır. Doğumdan sonra da yoğun bakım ünitesine alınan annenin takibi devam eder. Hafif preeklampsinin tedavisi mümkündür ancak ağır preeklampsi ve eklampsi annenin ve bebeğin ölümüne neden olan ciddi bir hastalıktır. Preeklampsinin tekrarlamaması için öncellikler anne adayının kilo vermesi gerekmektedir. Yüksek risk grubunda bulunan anne adaylarının beslenmesinde kalsiyum eksikliği olan hamilelere ilaveten kalsiyum vermenin faydalı olabileceği belirtiliyor. Magnezyum takviyesi yapmak azımsanmayacak faydalar sağlıyadığı, hipertansiyonu ve ödemi azaltmakta ise, az tuzlu, bol proteinli diyetin işe yaradığı ifade ediliyor.
ÇOĞUL GEBELİKLER ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜDÜR
Preeklampsinin tekrarlamasında çoğul gebeliklerin (ikiz, üçüz... gebelikler) önemli bir risk faktörüdür. Dengeli ve düzenli beslenmek, stresten uzak durmak, normal sınırlarda kilo almak ve düzenli uyumak preeklampsinin tekrarlanmamasında önemli rol oynar. Bir önceki gebeliğinde preeklampsi hikayesi olan gebelerin kan tahlillerinin ve tansiyonun düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir.
Preeklampsi Nedir?
Haftanın Öne Çıkanları
Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri
Beşik çadırlarından bebek salıncaklarına kadar bazı bebek ürünleri boğulma, sıkışma ve düşme riski oluşturabileceğinden ürün seçerken güvenlik standartlarının ve kullanım koşullarının değerlendirilmesi önemlidir.
Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi
Beşikten tırmanarak çıkmaya başlayan çocuklarda düşme riskini azaltmak için yatak yüksekliğini ayarlamak ve uyku alanını güvenli hâle getirmek son derece önemlidir.
Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?
Papatya çayı rahatlatıcı ve sindirimi destekleyici özellikleriyle bilinse de gebelikte güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığından tüketmeden önce doktora danışılması önemlidir.
Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri
Hamilelikte nane çayı bazı anne adaylarında bulantı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak olası yan etkiler ve gebeliğe özgü riskler nedeniyle tüketmeden önce doktora danışılması önerilmektedir.
Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi
Preeklampsi; gebelikte yüksek tansiyon, baş ağrısı ve görme değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilen ciddi bir durumdur.
Doğum Sonrası Adet Dönemi Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
Doğum sonrası adet dönemi hakkında tüm merak edilenler bu yazımızda.
Doğumdan Sonra Yiyebileceğiniz En İyi 7 Besin
Doğumdan sonra yumurta, yulaf, yağlı balık, mercimek, yoğurt, dolmalık biber ve kabak çekirdeği gibi besinler iyileşme, enerji ve genel beslenme açısından ihtiyaç duyulan önemli besin öğelerinin karşılanmasına yardımcı olabilir.
Emzirirken Yer Fıstığı Yemek Güvenli mi?
Emzirme döneminde yer fıstığı tüketimi çoğu anne için besleyici bir seçenek olabilir; ancak alerji öyküsü ve bebekte ortaya çıkabilecek belirtiler nedeniyle dikkatli olunmalıdır.
Gebelikte E. Coli Enfeksiyonu: Belirtileri, Riskleri ve Tedavisi
Gebelikte E. coli enfeksiyonu özellikle idrar yollarını etkileyebilir ve şiddetli olduğunda bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkilendirilebilir; bu nedenle belirtiler fark edildiğinde tıbbi değerlendirme önemlidir.
Sezaryen Sonrası Hamilelik: Ne Kadar Beklemek Gerekir?
Sezaryen sonrası yeni bir gebelik planlarken annenin iyileşmesi için yeterli süre beklemek ve uygun zamanlamayı doktorla birlikte belirlemek önemlidir.
Bebeklerde Kepek: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Bebeklerde kepek; kafa derisinde pullanma, kaşıntı ve kızarıklığa yol açabilir. Özellikle belirtiler şiddetliyse doktor değerlendirmesi gerekebilir.
Bebeklerde Paraşüt Refleksi: Ne Zaman Ortaya Çıkar ve Neden Önemlidir?
Bebeklerde paraşüt refleksi, düşme sırasında kolların öne uzatılması ve parmakların açılmasıyla ortaya çıkan, nöromotor gelişim hakkında bilgi veren istemsiz bir tepkidir.
Aylin İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Aylin, Türkçede ay ve ay ışığıyla ilişkilendirilen zarif bir kız ismidir.
Sevde İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Sevde, Arapça kökenli ve temel anlamı “siyah, kara" olan zarif bir kız ismidir.
Rümeysa İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Rümeysa, Arapça kökenli zarif bir kız ismidir.
Hülya İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Hülya, Arapça kökenli olup hayal ve düş anlamlarına gelen zarif bir kız ismidir.
Dicle İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Dicle, Anadolu'nun köklü coğrafyasıyla güçlü bağ kuran zarif bir kız ismidir.
Bebek Yürüteçleri: Riskleri, Güvenli Alternatifleri ve Bilmeniz Gerekenler
Bebek yürüteçleri yürümeyi hızlandırdığı düşünülse de düşme ve yaralanma riskleri nedeniyle önerilmemekte, bebeğin gelişimini desteklemek için daha güvenli alternatifler tercih edilmektedir.
Bebekler Ne Zaman Kendi Başına Oturmaya Başlar?
Bebekler genellikle 6 aylık civarında desteksiz oturmaya başlar ve 9 aylıkken kendi başına oturma pozisyonuna geçebilir.
Bebekler Ne Zaman Ayakta Durmaya Başlar?
Bebekler genellikle 8-12 ay arasında ayakta durmaya başlarken, her bebeğin gelişim hızı farklıdır ve bu süreçte güvenli şekilde desteklenmeleri önemlidir.
Sinem İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Özellikleri
Sinem, Türkçedeki “sine” kelimesinden gelen ve temel olarak “göğsüm, bağrım” anlamını taşıyan bir kız ismidir.
Konuşma Terapistlerine Göre Çocukların Dil Becerilerini Geliştirmenin 5 Yolu
Çocuğunuzun dil gelişimini desteklemek için pahalı eğitimlere ihtiyaç yok; günlük rutinlerinizde yapacağınız küçük değişikliklerle onun iletişim becerilerini destekleyebilirsiniz.
Yumurtlama Bozukluğu: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
Yumurtlama bozukluğu, yumurtanın yumurtalıktan salınmaması durumudur ve özellikle uzun süre devam ettiğinde gebelik oluşmasını zorlaştırabilir.
Eda İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Özellikleri
Eda, Arapça kökenli; tavır, davranış, ifa ve bir görevi yerine getirme anlamlarıyla ilişkilendirilen zarif bir kız ismidir.
Zülal İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Özellikleri
Zülal, Arapça kökenli olup berrak ve tatlı su anlamına gelen kız ismidir.
Kemal İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Özellikleri
Kemal Arapça kökenli olup “olgunluk, eksiksizlik, yetkinlik ve mükemmellik” anlamlarına gelen güçlü bir erkek ismidir.
Abdullah İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Özellikleri
Abdullah ismi Arapça kökenli olup “Allah’ın kulu” anlamına gelmektedir.
PANDAS Sendromu: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
PANDAS sendromu, çocuklarda streptokok enfeksiyonuyla ilişkili olabileceği düşünülen ani OKB belirtileri ve tiklerle karakterize edilen, tanı ve tedavisi konusunda araştırmaların sürdüğü nadir bir durumdur.
Cinsel İlişki Gerçekten Doğumu Tetikleyebilir mi?
Cinsel ilişkinin doğumu kesin olarak başlattığına dair güçlü kanıtlar bulunmasa da vücut zaten doğuma hazırlanıyorsa bazı cinsel aktiviteler süreci destekleyebilir.
Çocuklarda Konuşma Gecikmesini Nasıl Anlayabilirsiniz?
Çocukların konuşma gelişimi farklı hızlarda ilerleyebilir; ancak yaşa göre beklenen dil gelişimi basamaklarını takip etmek, olası konuşma gecikmesini fark etmek açısından önemlidir.
Çocuğunuza Tek Başına Uyumayı Nasıl Öğretebilirsiniz?
Çocuğa tek başına uyuma alışkanlığı kazandırmak için uyku rutininden ebeveyn desteğini kademeli azaltmaya kadar birçok yöntem uygulanabilir.
Çocuğunuzun Akran Baskısıyla Baş Ettiğini Gösteren 8 İşaret
Çocuklarda akran baskısı, davranış ve ruh hali değişiklikleriyle kendini gösterebilir; ebeveynlerin belirtileri fark etmesi, açık iletişim kurması ve çocuğa başa çıkma becerileri kazandırması önemlidir.



Yorumlar 0