Annelik Duygusunun Yarattığı Anksiyete ile Baş Etme Yolları
Anne olmak bütün sevinçler bir yana, büyük bir sorumluluk duygusu aynı zamanda. Bu sorumluluk duygusu ve çocuklara beslenen sevgi ise bazı annelerin endişeler yaşamasına neden oluyor.
- Annelik Duygusunun Yarattığı Anksiyete ile Baş Etme Yolları
- 1. Kaygılarınızın farkında olun; endişe ve kaygı arasında fark vardır
- 2. Kendi isteklerinizi görmezden gelmeyin, kendinize zaman ayırın
- 3. Annelikte, yaşanılan bu durumun normal olduğunu unutmayın
- 4. Kaygılarınızın hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin
- 5. Kaygınızı hafifletmek için nefes egzersizleri yapın
- 6. Sayı sayma egzersizleri uygulayın
- 7. Daha az kafein tüketmeye çalışın
- 8. Profesyonel yardım alın
- Bonus: Unutmayın, çocuğunuz siz ne hissederseniz onu hisseder.
Anne olmak bütün sevinçler bir yana, büyük bir sorumluluk duygusu aynı zamanda. Bu sorumluluk duygusu ve çocuklara beslenen sevgi ise bazı annelerin endişeler yaşamasına neden oluyor. Kaygı durumundan kaynaklı duygular ise genellikle oldukça olumsuz. Öfke, tedirginlik, üzüntü, hayal kırıklığı gibi… Öte yandan bir annenin çocuğu için endişe duyması son derece normal. Ancak bu endişe anksiyeteye dönüştüğünde bu durum hem anne hem de bebek için zararlı olabilir. Bu nedenle annelerin endişelerini yatıştırması ve anksiyeteyle başa çıkması gerekir. Biz de annelik duygusunun yarattığı anksiyete ile baş etmenin yollarını yazdık. Neler yapmalısınız?
Annelik Duygusunun Yarattığı Anksiyete ile Baş Etme Yolları
1. Kaygılarınızın farkında olun; endişe ve kaygı arasında fark vardır
Kaygı, yalnızca sizin deneyimlediğimiz bir şey değil. Pek çok anne adayı ya da anne de kaygı bozukluğu durumunu yaşıyor. Ancak endişe ile kaygı arasında bir fark olduğunu unutmamalısınız. Endişe daha proaktif olma eğilimindedir. Örneğin, ebenizle randevunuz olduğunu ve gerçekten geç kalacağınızdan endişelendiğinizi varsayalım. Bu endişe muhtemelen o sabah biraz daha hızlı hareket etmenize ve fazladan birkaç dakika ayırarak kapıdan çıkmanıza neden olacaktır. Gitmeniz gereken yere gittiğinizde ise endişe azalır. Ancak kaygı, olmayacak şeyleri sürekli düşünmek ve bu düşünceler nedeniyle kendinizi kötü hissetmektir. Kaygılarınızın farkına varın ve size olumsuz duygular hissettirmesine izin vermeyin. Hepimizin korkuları ve endişeleri vardır. Anne olduğunuzda ise bunlar doğal olarak biraz daha artar.

2. Kendi isteklerinizi görmezden gelmeyin, kendinize zaman ayırın
Anne olduğunuzda hayatınız değişir, yepyeni bir sorumluluğunuz vardır. Ancak zaman zaman bundan sıyrılıp aslında doğumdan hatta hamilelikten önce nasıl biri olduğunuzu hatırlamanız gerekiyor. Bu sizi kaygılarınızdan uzaklaştıracaktır. Hepimizin biraz dinlenmeye ve kendine vakit ayırmaya ihtiyacı var. Bu nedenle isteklerinizi kaygılarınız nedeniyle görmezden gelmeyin. Kontrolünüz dışında gelişebilecek durumlar için kaygı duymayın.

3. Annelikte, yaşanılan bu durumun normal olduğunu unutmayın
Ne yazık ki, günümüzde kontrolümüz dışındaki birçok nedenden ötürü duyulan kaygı çok daha yaygın. İnsanlar olarak üzerimizde her zamankinden daha fazla baskı var. Öte yandan birçok insanın sosyal medya hesaplarında “benzersiz” gözüken annelik deneyimlerine maruz kalıyoruz ve ister istemez kendimizi onlarla kıyaslıyoruz. Bu da kaygıların ortaya çıkmasına neden oluyor. Ancak bu sizin ne kadar iyi bir anne olduğunuzu ölçmek için kullanabileceğiniz bir şey değil. Bu nedenle kendinizi kimseyle kıyaslamayın. Annelikte yaşanan bu kaygı durumu son derece normal. Sosyal medyada insanlar sıkıntısız gözükse de durumun aslında böyle olmadığını bilin.

4. Kaygılarınızın hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin
Zaman zaman endişenizin annelik deneyiminizi etkilediğini hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Endişeli olduğumuzda, bu durumlar geçene kadar hissetmemiz gerekmeyen duyguları hissederiz. Örneğin, bebeğiniz kızamık geçirebilir ve bunun gerçekten kötü bir şey olduğu konusunda endişeli hissedebilirsiniz ve büyük olasılıkla tamamen gereksiz olan en kötü senaryoları hayal edersiniz. Ancak bu kaygılarınızın sizi yönettiğinin bir göstergesi. Durum ne olursa olsun kaygılarınızın sizi yönetmesine izin vermeyin ve mümkün olduğunca pozitif düşünmeye çalışın.

5. Kaygınızı hafifletmek için nefes egzersizleri yapın
Anksiyeteyle baş etmek için yapabileceğiniz şeylerden biri de nefes egzersizler. Nefes egzersizleri, endişeli hissettiğinizde sinir sisteminizi sakinleştirmeye yardımcı olur. Vücudunuza “Her şey yolunda. " sinyalleri gönderirsiniz. Bunu stresli olduğunuzda veya sinirli olduğunuzda uygulayabilirsiniz. Burnunuzdan dört saniye boyunca karnınıza doğru sürekli nefes alın. Sonra sekize kadar sayarak ağzınızdan nefes verin. Dört tekrarla başlayın ve kendinizi daha güvende hissettikçe tekrarları artırın.

6. Sayı sayma egzersizleri uygulayın
Basit rahatlama egzersizlerinden biri de sayma egzersizi. Örneğin, 100'den geriye doğru saymak gibi bir egzersiz, kendinizi aşırı düşünmekten alıkoymanın ve bu düşünce döngüsünün kapısını kapatmanın harika bir yolu olabilir.

7. Daha az kafein tüketmeye çalışın
Endişeye yatkınsanız, kafeinin adrenalin salınımını tetiklediğini ve sinir sistemini uyardığını bilmek önemli. Anksiyete ile deneyimlediğiniz öfke gibi duygular kafein kullanımıyla tetiklenebilir. Bu nedenle eğer fazla tüketiyorsanız daha az kafein tüketmeye çalışın.

8. Profesyonel yardım alın
Eğer kaygı seviyeniz giderek yükseliyor ve başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız, yardım almaktan çekinmeyin. Anksiyete birçok kişinin yaşadığı bir durum. Bu nedenle hem kendi sağlığınız hem de bebeğiniz için profesyonel yardımı düşünebilirsiniz.

Bonus: Unutmayın, çocuğunuz siz ne hissederseniz onu hisseder.
Anne ve bebek arasındaki güçlü bağ nedeniyle çocuğunuz sizin hissettiğiniz duygulardan etkilenebilir. Anksiyetenin yaşattığı huzursuzluk ve benzeri duygular bebeğinizi de etkiler. Bunun farkında olup kendinizi rahatlatmanın yollarını arayabilirsiniz.
Bu içerik Listelist.com tarafından hazırlanmıştır.
Haftanın Öne Çıkanları
Doğum Kontrol Hapını Atladığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı unutulduğunda yapılması gerekenler, kullanılan hapın türüne ve kaç dozun atlandığına göre değişirken gebelik riski de buna bağlı olarak artabilir.
Doğum Kontrol Hapı Kullanmayı Bıraktığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı bırakıldığında doğurganlık kısa sürede geri dönebilir; adet düzeni, kanama miktarı, PMS belirtileri ve cinsel istekte değişiklikler görülebilir.
Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?
Bilimsel araştırmalar, doğum kontrol haplarının kilo alımına neden olmadığını gösterse de 3 aylık iğneler bazı kişilerde kilo artışıyla ilişkilendirilmektedir.
Doğum Kontrol Haplarının En Yaygın 10 Yan Etkisi
Doğum kontrol hapları bazı kişilerde lekelenme, mide bulantısı, göğüs hassasiyeti ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilirken, etkiler kullanılan hapın türüne ve kişiye göre değişebilir.
Bebeklerde RSV Belirtileri: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 4 İşaret
Bebeklerde RSV çoğunlukla hafif seyretse de nefes almada güçlük, susuzluk, ciltte morarma ve apne ciddi hastalık belirtileri olabilir.
Bebeğinizin Dişlerini Fırçalamaya Ne Zaman Başlamalısınız?
Bebeğinizin ağız bakımına ilk diş çıkmadan önce başlayabilir, ilk dişin çıkmasıyla birlikte uygun bir diş fırçası ve doğru miktarda diş macunuyla düzenli bakıma geçebilirsiniz.
Bebeğiniz Kafasını Çarptığında Ne Yapmalısınız?
Bebeklerin kafasını çarpması sık görülse de darbe sonrasında ortaya çıkan belirtileri takip etmek ve ciddi yaralanma işaretlerinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak önemlidir.
Adet Gecikmesinin Hamilelik Dışındaki 12 Nedeni
Adet gecikmesine hamileliğin yanı sıra stres, uyku düzenindeki değişiklikler, kilo değişimleri, yoğun egzersiz, hormonal sorunlar ve bazı ilaçlar da neden olabilir.
Emzirirken Hamile Kalmak Mümkün mü?
Emzirme, doğurganlığı bir süreliğine azaltabilse de gebelikten tamamen koruyan bir yöntem değildir.
Dış Gebelik Rüptürü: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
Dış gebelik rüptürü, döllenmiş yumurtanın rahim yerine fallop tüpüne yerleşmesi ve gebeliğin ilerlemesiyle tüpün yırtılması sonucu oluşabilen, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Erken Dönem Düşük mü Yoksa Adet Kanaması mı? Aradaki Farklar
Erken dönemde yaşanan kanama ve krampların adet mi yoksa düşük mü olduğunu ayırt etmek zor olabilir.
Ultrasonda Gebelik Kesesinin Görülmemesi Ne Anlama Geliyor?
Erken gebelikte ultrasonda gebelik kesesinin görülmemesi gebeliğin çok erken olmasından kaynaklanabileceği gibi dış gebelik veya düşük olasılığının da değerlendirilmesini gerektirebilir.
Hamilelikte Çocuğumu Kucağıma Alabilir miyim? İşte Uzman Görüşleri
Komplikasyonsuz gebeliklerde çocuk taşımak genellikle mümkün olsa da gebelik ilerledikçe denge, bel ağrısı ve ağırlık gibi faktörlere dikkat edilmelidir.
Gebelikte Düşük Progesteron: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Gebelikte düşük progesteronun olası nedenlerini, belirtilerini, gebelik üzerindeki etkilerini ve progesteron takviyelerinin hangi durumlarda kullanılabildiğini keşfedin.
Bebeğinizin Uykuya Direnmesinin 8 Olası Nedeni
Aşırı yorgunluk, açlık, ayrılık kaygısı ve aşırı uyarılma gibi nedenler bebeğinizin uykuya direnmesine yol açabilir.
Bebekler Öğlen Uykusunu Ne Zaman Bırakır?
Çocukların öğle uykusunu bırakma zamanı değişiklik gösterirken, enerji düzeyi ve uyku alışkanlıkları bu geçişin ne zaman başladığını anlamanıza yardımcı olabilir.
Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri
Beşik çadırlarından bebek salıncaklarına kadar bazı bebek ürünleri boğulma, sıkışma ve düşme riski oluşturabileceğinden ürün seçerken güvenlik standartlarının ve kullanım koşullarının değerlendirilmesi önemlidir.
Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi
Beşikten tırmanarak çıkmaya başlayan çocuklarda düşme riskini azaltmak için yatak yüksekliğini ayarlamak ve uyku alanını güvenli hâle getirmek son derece önemlidir.
Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?
Papatya çayı rahatlatıcı ve sindirimi destekleyici özellikleriyle bilinse de gebelikte güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığından tüketmeden önce doktora danışılması önemlidir.
Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri
Hamilelikte nane çayı bazı anne adaylarında bulantı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak olası yan etkiler ve gebeliğe özgü riskler nedeniyle tüketmeden önce doktora danışılması önerilmektedir.
Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi
Preeklampsi; gebelikte yüksek tansiyon, baş ağrısı ve görme değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilen ciddi bir durumdur.
Doğum Sonrası Adet Dönemi Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
Doğum sonrası adet dönemi hakkında tüm merak edilenler bu yazımızda.
Doğumdan Sonra Yiyebileceğiniz En İyi 7 Besin
Doğumdan sonra yumurta, yulaf, yağlı balık, mercimek, yoğurt, dolmalık biber ve kabak çekirdeği gibi besinler iyileşme, enerji ve genel beslenme açısından ihtiyaç duyulan önemli besin öğelerinin karşılanmasına yardımcı olabilir.
Emzirirken Yer Fıstığı Yemek Güvenli mi?
Emzirme döneminde yer fıstığı tüketimi çoğu anne için besleyici bir seçenek olabilir; ancak alerji öyküsü ve bebekte ortaya çıkabilecek belirtiler nedeniyle dikkatli olunmalıdır.
Gebelikte E. Coli Enfeksiyonu: Belirtileri, Riskleri ve Tedavisi
Gebelikte E. coli enfeksiyonu özellikle idrar yollarını etkileyebilir ve şiddetli olduğunda bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkilendirilebilir; bu nedenle belirtiler fark edildiğinde tıbbi değerlendirme önemlidir.
Sezaryen Sonrası Hamilelik: Ne Kadar Beklemek Gerekir?
Sezaryen sonrası yeni bir gebelik planlarken annenin iyileşmesi için yeterli süre beklemek ve uygun zamanlamayı doktorla birlikte belirlemek önemlidir.
Bebeklerde Kepek: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Bebeklerde kepek; kafa derisinde pullanma, kaşıntı ve kızarıklığa yol açabilir. Özellikle belirtiler şiddetliyse doktor değerlendirmesi gerekebilir.
Bebeklerde Paraşüt Refleksi: Ne Zaman Ortaya Çıkar ve Neden Önemlidir?
Bebeklerde paraşüt refleksi, düşme sırasında kolların öne uzatılması ve parmakların açılmasıyla ortaya çıkan, nöromotor gelişim hakkında bilgi veren istemsiz bir tepkidir.
Aylin İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Aylin, Türkçede ay ve ay ışığıyla ilişkilendirilen zarif bir kız ismidir.
Sevde İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Sevde, Arapça kökenli ve temel anlamı “siyah, kara" olan zarif bir kız ismidir.
Rümeysa İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Rümeysa, Arapça kökenli zarif bir kız ismidir.
Hülya İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Hülya, Arapça kökenli olup hayal ve düş anlamlarına gelen zarif bir kız ismidir.
Yorumlar 0