Bebek ile Anne Arasındaki Duygusal Bağ Nasıl Güçlendirilir?
Anne, bebek için dış dünyaya olan güvenin temsilidir. Bu nedenle anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağın kurulması, bebeğin hem kişiliğini olumlu etkileyecek hem de doğduğu anda çevreye daha rahat uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.
- Anne ile Bebek Arasındaki Duygusal Bağ, Bebek Rahime Düştüğü Anda Başlıyor
- Hamilelik Döneminde Oluşmaya Başlayan Bu Bağ, Doğumla Birlikte Daha da Artıyor
- Emzirme Dönemi, Anne/Bebek İlişkisi İçin Muazzam Bir Dönemi Oluşturuyor
- Göz teması;
- Ten teması;
- Bebeğinizle Aranızdaki Duygusal Bağ Nasıl Güçlenir?
- Doğumdan hemen sonra bebeğinizi koynunuza alın;
- Ten teması kurun;
- Fırsat Buldukça Emzirin;
- Kucağınıza Almaktan Kaçınmayın;
- Bebek ile Anne Arasındaki Duygusal Bağ, Bebeğin Kişiliğini Etkiliyor
Hayatımızın ilk üç yılı; fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak muazzam bir hızla geliştiğimiz, en verimli yıllarımızı oluşturuyor. Yaşamımızın bir dahaki hiçbir döneminde bu hızlı öğrenme ve algılama kapasitesine sahip olamayacağımız düşünüldüğünde, bu dönemin en verimli şekilde geçirilmesi gerektiği de kaçınılmaz oluyor ki bu, kuşkusuz anne-bebek ilişkisinin sağlamlığı ile sağlanabiliyor.
Anne ile Bebek Arasındaki Duygusal Bağ, Bebek Rahime Düştüğü Anda Başlıyor
Anne/bebek ilişkisi, bebek anne rahmine düşer düşmez başlıyor. Anne, bebeğini görmese dahi hareketlerini hissediyor ve içgüdüsel olarak bebeğine bağlanmaya başlıyor. Bebek ise, gözlerini ilk anne rahminde açıyor ve karanlık olan bu yer, ona kısa süre sonra güven vermeye başlıyor. Hamileliğin ilerleyen süreçlerinde de annesinin seslerini duymaya başlayan bebek, yavaş yavaş annesini tanımaya başlıyor. Doğduktan sonra zaten annesinin kokusuna ve sesine alışkın olan bebeğiniz, yabancılık çekmiyor. Fark ettiyseniz, anne rahminden çıkan bebek doğduğu ilk anda ağlamaya başlıyor, fakat anne koynuna koyulduğunda bir anda ağlamayı kesiyor. İşte, bilim insanları bunun tesadüf değil, oluşmaya başlamış olan anne/bebek ilişkisinin bir işareti olduğunu savunuyor.
Hamilelik Döneminde Oluşmaya Başlayan Bu Bağ, Doğumla Birlikte Daha da Artıyor
Hamilelik döneminde oluşan anne/bebek arasındaki güven ilişkisi, bebeğin doğumuyla daha da alevlenir. Bebek, bir yetişkin gibi güçlü kaslara sahip olarak doğmadığından, yeme/içme, altının değişmesi ve daha bir çok ihtiyacı için başkalarına muhtaçtır. Anne, onun bu fiziksel ihtiyaçlarını gidererek bebekte, kendisine karşı bir güven duygusu oluşturmaya başlar. Anne, sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bebeğin ihtiyaç duyduğu o şefkat ve sevgi ihtiyacını giderir. Annenin, bebeğine karşı sergilediği bu korumacı, ilgili ve şefkatli tutum, bebeğin anneye güven duymasını ve aralarındaki duygusal bağın daha da gelişmesini sağlamaktadır.
Emzirme Dönemi, Anne/Bebek İlişkisi İçin Muazzam Bir Dönemi Oluşturuyor
Emzirmenin ve anne sütünün, bebeğe olan fiziksel yararları yadsınamaz bir gerçek. Fakat bu fiziksel yararın dışında, emzirme döneminde bebeğinizle müthiş bir bağ kurabileceğinizi biliyor muydunuz? Evet, bilim insanlarına göre, bebeğinizin size olan güveni emzirme döneminde maksimum seviyeye çıkıyor. Emzirme döneminde bu bağın oluşmasının ise iki nedeni var: Göz teması ve ten teması.
Göz teması;
Bebeğiniz her ne kadar küçük olsa da çevresinde olan biten çoğu şeyin farkındadır. Emzirirken sürekli ona bakmanız, onunla ilgilendiğiniz mesajını verir ve bebeğin size daha çok bağlanmasına neden olur.
Ten teması;
Ten teması, yetişkinlerde bile güveni temsil ederken, bebekler için güvenin tam karşılığını oluşturmaktadır. Emzirme sırasında bebeğinizle olan ten temasınız, ilginizi bu kanalla ona iletmenizi sağlayacak ve bebeğin size olan güven ve sevgi duygusu daha da pekişecek.
Bebeğinizle Aranızdaki Duygusal Bağ Nasıl Güçlenir?
Anne ve bebek arasında bağın oluşmasının hemen olması beklenmemeli. Özellikle ilk doğumunu yapan anneler tecrübesiz olduğundan, bebeğin her ağlamasını duygusal olarak bağlanamamayla ilişkilendirir. Halbuki bebeğinizle aranızda oluşacak bu bağ, belli bir zamanı alacaktır. Bu süreçte psikologların anne adaylarına bazı tavsiyeleri var. Aşağıdaki adımlarla sürecin daha hızlı oluşmasına tanıklık edebilirsiniz.
Doğumdan hemen sonra bebeğinizi koynunuza alın;
Doğumdan sonraki ilk buluşma, hem anne hem de bebek açısından duygusal bağın oluşmasının ilk basamağını oluşturur. Zaten bunun farkında olan doktorlar daha bebeğin kordonunu kesmeden, bebeği anne kucağına verirler.
Ten teması kurun;
Anneye bağlanma ve anneyle bütünleşme, ruhsal örüntülerin temelini oluşturur. Bağlanma ve bütünleşmeyi ise en iyi ten temasıyla kurabilirsiniz.
Fırsat Buldukça Emzirin;
Emzirmeyi, sadece bebeğinizin beslenmesi ve fiziksel ihtiyacı olarak görmeyin. Bebeğiniz, ihtiyacı olan ilgi ve sevgiyi de emzirme döneminde sağlıyorsunuz. Bu nedenle fırsat buldukça emzirin, emzirirken göz ve ten teması sağlamaya özen gösterin.
Kucağınıza Almaktan Kaçınmayın;
Çoğu anne, bebeğini her ağladığında kucağa alarak onu şımartacağını düşünür. Fakat bebeğiniz ağladığında onu kucağınıza almanız, sakinleşmesini sağlamanız ve fiziksel ihtiyaçlarını gidermeniz, onun size olan güvenini ve sevgi bağını arttırarak daha sağlıklı bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır. *Kanguru taşıma yönteminin de bebekle anne arasındaki duygusal bağı güçlendirdiği düşünülüyor. Yapılan çeşitli araştırmalar, bebeğini kanguru yöntemi ile taşıyan anneler ile bebeklerinin arasında güçlü bir bağ olduğunu ve bebeğin büyüdüğünde daha sağlıklı bir kişiliğe sahip olduğunu kanıtlıyor.
*Prematüre bebeklerde de doğar doğmaz uygulanan kanguru bakımı hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, buraya tıklayabilirsiniz.
Bebek ile Anne Arasındaki Duygusal Bağ, Bebeğin Kişiliğini Etkiliyor
Psikologlara göre, bebek ile anne arasında duygusal bağın kurulamaması, bebeğin ileride kişiliğinin olumsuz etkilenmesine neden oluyor. Bebeklikte annesi ile duygusal ilişki kuramayanlarda ruhsal çöküntü meydana geliyor ve güven duygusu oluşmuyor. Güven duygusu oluşmayan çocukların ise ilerleyen dönemlerde sağlıklı bir kişiliğe sahip olması güçleşiyor.
Haftanın Öne Çıkanları
Doğum Kontrol Hapını Atladığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı unutulduğunda yapılması gerekenler, kullanılan hapın türüne ve kaç dozun atlandığına göre değişirken gebelik riski de buna bağlı olarak artabilir.
Doğum Kontrol Hapı Kullanmayı Bıraktığınızda Ne Olur?
Doğum kontrol hapı bırakıldığında doğurganlık kısa sürede geri dönebilir; adet düzeni, kanama miktarı, PMS belirtileri ve cinsel istekte değişiklikler görülebilir.
Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?
Bilimsel araştırmalar, doğum kontrol haplarının kilo alımına neden olmadığını gösterse de 3 aylık iğneler bazı kişilerde kilo artışıyla ilişkilendirilmektedir.
Doğum Kontrol Haplarının En Yaygın 10 Yan Etkisi
Doğum kontrol hapları bazı kişilerde lekelenme, mide bulantısı, göğüs hassasiyeti ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilirken, etkiler kullanılan hapın türüne ve kişiye göre değişebilir.
Bebeklerde RSV Belirtileri: Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken 4 İşaret
Bebeklerde RSV çoğunlukla hafif seyretse de nefes almada güçlük, susuzluk, ciltte morarma ve apne ciddi hastalık belirtileri olabilir.
Bebeğinizin Dişlerini Fırçalamaya Ne Zaman Başlamalısınız?
Bebeğinizin ağız bakımına ilk diş çıkmadan önce başlayabilir, ilk dişin çıkmasıyla birlikte uygun bir diş fırçası ve doğru miktarda diş macunuyla düzenli bakıma geçebilirsiniz.
Bebeğiniz Kafasını Çarptığında Ne Yapmalısınız?
Bebeklerin kafasını çarpması sık görülse de darbe sonrasında ortaya çıkan belirtileri takip etmek ve ciddi yaralanma işaretlerinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak önemlidir.
Adet Gecikmesinin Hamilelik Dışındaki 12 Nedeni
Adet gecikmesine hamileliğin yanı sıra stres, uyku düzenindeki değişiklikler, kilo değişimleri, yoğun egzersiz, hormonal sorunlar ve bazı ilaçlar da neden olabilir.
Emzirirken Hamile Kalmak Mümkün mü?
Emzirme, doğurganlığı bir süreliğine azaltabilse de gebelikten tamamen koruyan bir yöntem değildir.
Dış Gebelik Rüptürü: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
Dış gebelik rüptürü, döllenmiş yumurtanın rahim yerine fallop tüpüne yerleşmesi ve gebeliğin ilerlemesiyle tüpün yırtılması sonucu oluşabilen, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Erken Dönem Düşük mü Yoksa Adet Kanaması mı? Aradaki Farklar
Erken dönemde yaşanan kanama ve krampların adet mi yoksa düşük mü olduğunu ayırt etmek zor olabilir.
Ultrasonda Gebelik Kesesinin Görülmemesi Ne Anlama Geliyor?
Erken gebelikte ultrasonda gebelik kesesinin görülmemesi gebeliğin çok erken olmasından kaynaklanabileceği gibi dış gebelik veya düşük olasılığının da değerlendirilmesini gerektirebilir.
Hamilelikte Çocuğumu Kucağıma Alabilir miyim? İşte Uzman Görüşleri
Komplikasyonsuz gebeliklerde çocuk taşımak genellikle mümkün olsa da gebelik ilerledikçe denge, bel ağrısı ve ağırlık gibi faktörlere dikkat edilmelidir.
Gebelikte Düşük Progesteron: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Gebelikte düşük progesteronun olası nedenlerini, belirtilerini, gebelik üzerindeki etkilerini ve progesteron takviyelerinin hangi durumlarda kullanılabildiğini keşfedin.
Bebeğinizin Uykuya Direnmesinin 8 Olası Nedeni
Aşırı yorgunluk, açlık, ayrılık kaygısı ve aşırı uyarılma gibi nedenler bebeğinizin uykuya direnmesine yol açabilir.
Bebekler Öğlen Uykusunu Ne Zaman Bırakır?
Çocukların öğle uykusunu bırakma zamanı değişiklik gösterirken, enerji düzeyi ve uyku alışkanlıkları bu geçişin ne zaman başladığını anlamanıza yardımcı olabilir.
Bebekler İçin Tehlikeli Olabilecek 11 Ürün ve Güvenli Alternatifleri
Beşik çadırlarından bebek salıncaklarına kadar bazı bebek ürünleri boğulma, sıkışma ve düşme riski oluşturabileceğinden ürün seçerken güvenlik standartlarının ve kullanım koşullarının değerlendirilmesi önemlidir.
Beşikten Düşmeyi Önlemek İçin 4 Önemli Güvenlik Tavsiyesi
Beşikten tırmanarak çıkmaya başlayan çocuklarda düşme riskini azaltmak için yatak yüksekliğini ayarlamak ve uyku alanını güvenli hâle getirmek son derece önemlidir.
Hamilelikte Papatya Çayı İçmek Güvenli mi?
Papatya çayı rahatlatıcı ve sindirimi destekleyici özellikleriyle bilinse de gebelikte güvenliği konusunda yeterli kanıt bulunmadığından tüketmeden önce doktora danışılması önemlidir.
Hamilelikte Nane Çayı: Faydaları ve Güvenli Tüketim Önerileri
Hamilelikte nane çayı bazı anne adaylarında bulantı ve sindirim şikâyetlerini hafifletebilir; ancak olası yan etkiler ve gebeliğe özgü riskler nedeniyle tüketmeden önce doktora danışılması önerilmektedir.
Hamile Her Kadının Bilmesi Gereken 11 Preeklampsi Belirtisi
Preeklampsi; gebelikte yüksek tansiyon, baş ağrısı ve görme değişiklikleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilen ciddi bir durumdur.
Doğum Sonrası Adet Dönemi Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Şey
Doğum sonrası adet dönemi hakkında tüm merak edilenler bu yazımızda.
Doğumdan Sonra Yiyebileceğiniz En İyi 7 Besin
Doğumdan sonra yumurta, yulaf, yağlı balık, mercimek, yoğurt, dolmalık biber ve kabak çekirdeği gibi besinler iyileşme, enerji ve genel beslenme açısından ihtiyaç duyulan önemli besin öğelerinin karşılanmasına yardımcı olabilir.
Emzirirken Yer Fıstığı Yemek Güvenli mi?
Emzirme döneminde yer fıstığı tüketimi çoğu anne için besleyici bir seçenek olabilir; ancak alerji öyküsü ve bebekte ortaya çıkabilecek belirtiler nedeniyle dikkatli olunmalıdır.
Gebelikte E. Coli Enfeksiyonu: Belirtileri, Riskleri ve Tedavisi
Gebelikte E. coli enfeksiyonu özellikle idrar yollarını etkileyebilir ve şiddetli olduğunda bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkilendirilebilir; bu nedenle belirtiler fark edildiğinde tıbbi değerlendirme önemlidir.
Sezaryen Sonrası Hamilelik: Ne Kadar Beklemek Gerekir?
Sezaryen sonrası yeni bir gebelik planlarken annenin iyileşmesi için yeterli süre beklemek ve uygun zamanlamayı doktorla birlikte belirlemek önemlidir.
Bebeklerde Kepek: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Bebeklerde kepek; kafa derisinde pullanma, kaşıntı ve kızarıklığa yol açabilir. Özellikle belirtiler şiddetliyse doktor değerlendirmesi gerekebilir.
Bebeklerde Paraşüt Refleksi: Ne Zaman Ortaya Çıkar ve Neden Önemlidir?
Bebeklerde paraşüt refleksi, düşme sırasında kolların öne uzatılması ve parmakların açılmasıyla ortaya çıkan, nöromotor gelişim hakkında bilgi veren istemsiz bir tepkidir.
Aylin İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Aylin, Türkçede ay ve ay ışığıyla ilişkilendirilen zarif bir kız ismidir.
Sevde İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Sevde, Arapça kökenli ve temel anlamı “siyah, kara" olan zarif bir kız ismidir.
Rümeysa İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Rümeysa, Arapça kökenli zarif bir kız ismidir.
Hülya İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Karakter Analizi
Hülya, Arapça kökenli olup hayal ve düş anlamlarına gelen zarif bir kız ismidir.
Yorumlar 0