Zamanla Yarışıyorlar: Sma Hastalığı Nedir?
- SMA Hastalığının Belirtileri, Çeşitleri ve Tedavi Yöntemleri
- SMA Hastalığı Nedir?
- SMA Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
- SMA Hastalığı Nasıl Teşhis Ediliyor?
- SMA Hastalığının Çeşitleri Nelerdir?
- Tip-1 SMA
- Tip-2 SMA
- Tip-3 SMA
- Tip-4 SMA
- SMA Hastalığının Tedavisi
- SMA Hastalığının İlacı Var mı?
- SMA İlacını SGK Karşılıyor mu?
- SMA Hastaları İçin Evde Bakım
Spinal muskuler atrofi yani SMA; kişilerin merkezi sinir sistemi, preferik sinir sistemi ve kas iskelet sistemini etkileyen kalıtsal bir motor nöron hastalığıdır. Vücuttaki pek çok kasın tutulumuna neden olan bu hastalık, bireylerin hareket kabiliyetini olumsuz yönde etkileyerek yaşam kalitelerini ciddi oranda düşürür. SMA, istemli kaslarda güç kaybına neden olarak hareket kabiliyetini olumsuz etkilese de görme, işitme gibi duyular veya zeka gelişimi üzerinde herhangi bir olumsuz etkide bulunmaz. Yani bilinenin aksine, bu hastalığa sahip olan çocuklarda zekâ düzeyinin normal veya ileri olması beklenir.
SMA hastalığı belirtileri arasında en çok göze çarpan semptom kas güçsüzlüğü ve kaybıdır. Ancak hastalığın belirtileri her kişide farklı bir şekilde ve zamanda ortaya çıkabilir. SMA hastalığının çeşitleri, belirtilerin ortaya çıkış zamanına göre 4 ayrı grupta inceleniyor. Hastalığın en ağır seyreden formunu ise tip 1 grubu oluşturuyor. Günümüzde SMA hastalığının tedavisi genellikle hastalığın semptomlarını hafifletmeye yönelik uygulanıyor. Kesin bir tedavisi olmasa da umut vaat eden birçok çalışma yürütülüyor.
SMA Hastalığının Belirtileri, Çeşitleri ve Tedavi Yöntemleri
SMA Hastalığı Nedir?
Halk arasında SMA hastalığı olarak bilinen spinal muskuler atrofi; omurilikte bulunan motor sinir hücrelerinin kaybına yol açarak, vücut merkezine yakın kasların tutulumu sebebiyle vücutta iki taraflı güçsüzlüğe neden olan ve ilerleyici kas kaybına yol açan kalıtsal bir hastalıktır. Hastalardaki SMN geni protein üretemediği için vücuttaki motor sinir hücreleri beslenemez. Bunun sonucunda da istemli kaslar görevini yapamaz duruma gelir. Hastalık, vücuttaki çoğu kası tutar ve hareket kabiliyetini oldukça sınırlandırır. Öyle ki, bazı hastaların yemek yeme veya nefes alma gibi yaşamsal ihtiyaçlarını bile zora sokar. Bu da kişinin yaşam kalitesini fazlasıyla düşürür. Ancak SMA hastası bireylerin görme ve işitme gibi duyuları hastalıktan etkilenmez. Zekâ seviyelerinin de normal veya ileri düzeyde olması beklenir.
Toplumda “Gevşek Bebek Sendromu” olarak da bilinen SMA, ülkemizde her 6000 doğumda bir görülmektedir. Genetik geçişli olan bu hastalık, sağlıklı fakat taşıyıcı olan anne babaların genlerindeki bozukluğun bebeğe geçişiyle ortaya çıkar. Taşıyıcı anne babaların çocuklarında SMA görülme olasılığı ise %25’tir.

SMA Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
SMA hastalığının belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ancak hastalığın en belirgin semptomu kas güçsüzlüğü ve kaybıdır. Tip-1 SMA hastalarında kas güçsüzlüğü vücudun geneline yayılırken, tip-2 ve tip-3 SMA hastalarında güçsüzlük gövdeye yakın kaslarda görülür. Güçsüzlüğe bağlı olarak bazı hastalarda omurilik eğriliği (skolyoz) de oluşabilir. Ancak tüm bu belirtilerin başka hastalıklara da işaret edebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle hastalığa dair şüpheler olduğunda mutlaka bir nöroloğa muayene olmak ve gerekli tetkikleri yaptırmak gerekir. Sma belirtileri hastalığın tipine göre değişiklik gösterse de genel olarak şu şekilde sıralanabilir;
- Kas güçsüzlüğü,
- Baş kontrolünü sağlayamama,
- Dil seğirmesi,
- Yaşıtlardan geri kalma,
- Azalan refleksler,
- Ayakta durma, oturma veya yürümede güçlük,
- Ellerde titreme,
- Zayıf öksürük,
- Sık düşme,
- Kramp,
- Sesin cılız olması,
- Beslenmede zorlanma,
SMA Hastalığı Nasıl Teşhis Ediliyor?
Her hastalığın teşhisinde olduğu gibi SMA hastalığının teşhis edilmesinde de ilk adım fiziksel muayene ve tıbbi öykünün dinlenmesidir. Bebeklerde kas zayıflığı ve hipotoni SMA hastalığı için ilk belirtiler olarak kabul edilir. Motor becerilerinin kaybı, reflekslerin azalması, dilde seğirmeler, kas güçsüzlüğü ve düşük motor nöronu sayısı hastalığın doğrulanması için ilk bulgulardır. Bu belirtilerin varlığında EMG ile sinir ve kas ölçümü yapılır. Anormal bulgulara rastlanılırsa kan testi ile şüpheli gen yapıları incelenir. Gerekli görüldüğünde ek laboratuvar testleri ya da radyolojik görüntülemelerden faydalanılır ve elde edilen bulgular eşliğinde SMA teşhisi koyulur.
Özel Hastanelerdeki Güncel Doğum Ücretleri!
SMA Hastalığının Çeşitleri Nelerdir?
SMA hastalığının 4 farklı tipi bulunuyor. Bu sınıflandırma, aslında hastalığın başladığı yaşı ve şiddetini ifade ediyor. SMA belirtilerinin ilk ortaya çıktığı yaş ne kadar ileriyse, hastalık bir o kadar hafif seyrediyor. SMA hastalığının tipleri ise;
Tip-1 SMA
Hastalığın en ağır seyreden formudur. Genellikle 6 aydan küçük bebeklerde ortaya çıkar ancak bazı durumlarda gebelik döneminde de bebeğin hareketlerindeki yavaşlama ile hastalığın izlerine rastlanılabilir. Hipotonik bebek olarak da adlandırılan tip-1 SMA hastalarındaki en belirgin özellik, hareket azlığı, baş bölgesinin kontrol edilememesi, kol ve bacak gibi uzuvların oynatılamamasıdır. Bununla birlikte bu grupta, sık sık solunum yolu enfeksiyonu görülür. Bu enfeksiyonlar bir süre sonra akciğer kapasitesinde daralmaya neden olduğundan, bebekler solunum desteği almak zorunda kalır. Tip-1 SMA hastalarında emme ve yutma refleksi de gelişmediği için beslenme çoğu zaman tüple gerçekleştirilir.
Tip-2 SMA
6 -18 aylık bebeklerde görülen SMA tipidir. Bu bebeklerde ilk 6 ay gelişim normal devam ederken, ilerleyen aylarda hastalığa bağlı belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Yaşamın ilk aylarında gelişim sorunsuz devam ettiği için baş kontrolü sağlanabilir veya bebek tek başına oturabilir. Ancak bebek oturduğu yerden tek başına doğrulamaz veya destek almadan ayakları üstünde duramaz, yürüyemez. Tip – 2 SMA hastası bebekler solunum yolu enfeksiyonlarına karşı oldukça hassastır. Göğüs duvarlarında anomalilikler, öksürük, ellerde titreme, kilo alamama veya skolyoz gibi semptomlar görülebilir.
Tip-3 SMA
Belirtileri 18. aydan sonra ortaya çıkan SMA türüdür. Bu döneme kadar bebeğin gelişiminde herhangi bir problem görülmese de 18. aydan ergenlik dönemine kadar herhangi bir zamanda SMA belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Hastalık ilerledikçe belirtiler de artar ve çocuk yaşıtlarıyla aynı fiziksel becerileri gösterememeye başlar. Örneğin; hastalık ilerledikçe kalça ve bacak kaslarında oluşan kuvvetsizlik koşmasını engeller. Sık sık düşmeler görülür, yürüme zorlaşır, merdiven çıkmak güçleşir. Hastalık ilerledikçe omurga eğrilikleri meydana gelebilir, yutma ve çiğneme kaslarında çok nadir güçsüzlük görülür. Tip-3 SMA hastaları da solunum güçlüğü çekebilir ancak bu durum genellikle tip-1 ve tip-2 SMA hastalarındaki gibi ağır seyretmez.
Tip-4 SMA
Hastalığın yetişkinlik döneminde ortaya çıkan formudur. İlerlemesi oldukça yavaş seyreder hatta hastalığın ilerlemesinde duraklamalar dahi görülebilir. Bu gruptaki hastalar genellikle yürüyebilir, çok azı tekerlekli sandalye kullanma ihtiyacı hisseder. Çok nadir vakalarda yutkunma, yürüme ve solunum becerilerinde gerileme görülür. Diğer tüm SMA tiplerinde olduğu gibi tip-4 SMA hastalarında da skolyoz gelişebilir. En önemli semptomu ise kol ve bacaklardaki güçsüzlüktür.
SMA Hastalığının Tedavisi
SMA hastalığının henüz kesin bir tedavisi bulunmuyor ancak bu konuda pek çok bilimsel çalışma yürütülüyor. SMA teşhisi alan kişilere genellikle hastalığın semptomlarını hafifletmeye ve komplikasyon riskini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanıyor. SMA’nın çeşitli formlarında özellikle solunum güçlüğü önemli bir problemdir. Bu noktada solunum bir oksijen maskesi veya ağızlık yoluyla sağlanabilmektedir. Artık günümüzde taşınabilir havalandırma cihazlarının kullanılabiliyor olması, hastaların daha konforlu olmasına yardımcı oluyor. Bazı hastaların solunum yolunu temizlemek ve enfeksiyonların önlenmesini sağlamak adına solunum yolu çeşitli cihazlarla temizlenebiliyor. Ayrıca enfeksiyonlardan korunmak için hastaların her yıl düzenli olarak grip aşısı yaptırması gerekiyor. Solunum güçlüğü ile birlikte ağız ve boğaz kaslarının güçsüzlüğü, beslenme problemlerine neden olabiliyor. Özellikle bebeklik dönemindeki hastaların yutma, emme veya çiğneme refleksleri olumsuz etkilenebiliyor. Böylesi durumlarda gastronomi tüpü gibi alternatif yollarla bebeğin beslenmesi sağlanabiliyor. Bazı uzmanlar ise hastalığın sebep olduğu omurga eğriliğinin akciğeri sıkıştırarak solunumu güçleştirebileceğini düşünüyor. Bunun önüne geçebilmek için de hastalarına korse veya sırt desteği önerebiliyor. Bunların kullanımı sorunu düzeltmese de sırt eğriliğinin ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Omurga eğriliğinin kalıcı çözümü çoğu zaman cerrahi işlemdir. Cerrahi işlem için de hastanın solunum durumu, gelişimi vb. özellikleri göz önünde bulundurularak karar alınabiliyor. Tüm bunlara ek olarak fizik tedavi de ile yaşam kalitesi artırılabiliyor.

SMA Hastalığının İlacı Var mı?
SMA, omurilikte bulunan motor sinir hücrelerinin kaybı sebebiyle ortaya çıkan ve kas kaybına neden olan kalıtsal bir hastalıktır. SMN1 ve SMN2 genleri yeteri kadar protein üretemediği için vücuttaki motor sinir hücreleri beslenemez ve bunun sonucunda istemli kaslar görevini yapamaz duruma gelir. Hastalığı kesin olarak ortadan kaldıran bir tedavi olmamakla birlikte, 2016 yılında FDA onayı alan Spinzara markasının nusinersen etken maddeli ilacı, SMA hastası bebek ve çocukların tedavisinde kullanılmaya başlandı. Bu ilaç, SMN2 geninden SMN adlı protein üretimini artırmayı amaçlıyor. 2017 yılında Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından da onay alan Spinzara, bugüne kadar yüzlerce SMA hastası için kullanıldı ve çoğunda olumlu sonuçlar alındı. FDA tarafından tüm SMA tipleri için ilacın onayı alınmış olsa da yetişkinler üzerindeki etkisine dair yapılan bir çalışma bulunmuyor. Bu nedenle daha çok SMA hastası bebekler ve çocukların tedavisi için tercih ediliyor. Spinraza adlı ilacın dışında SMA tedavisi için 2 farklı seçenek daha bulunuyor; Zolgensma ve Risdiplam…
Zolgensma: AveXis/Novartis tarafından piyasaya sürülen Zolgensma, iki yaş altı tüm SMA formları ve türleri için FDA onaylı bir ilaçtır. Eksik veya mutasyona uğramış SMN1 genini değiştirerek çalışan, SMN artırıcı bir tedavi türüdür. Tek seferlik bir tedavidir ve damar içine enjeksiyon yoluyla uygulanır. Her tedavide olduğu gibi Zolgensma tedavisinde de zamanlama oldukça önemlidir. Teşhisten hemen sonra tedaviye başlayan bebeklerde daha iyi sonuçlar elde edilmektedir.
Risdiplam: Genentech/Roche tarafından geliştirilen Risdiplam, merkezi sinir sistemi ve vücuttaki SMN protein seviyesini artırmak için kullanılan oral bir ilaçtır. Şurup formunda olan ilaç g tüpü aracılığı ile de vücuda alınabilir. İlaç SMA hastası olan bebekler ve yetişkinler üzerinde denenmiş, olumlu sonuçlar elde edilmiştir.
SMA İlacını SGK Karşılıyor mu?
SMA hastalığı için hiçbir ilaç tedavi seçeneği bulunmuyorken 2016 yılında FDA'dan onay alan Spinzara adlı ilaç aileler için umut oldu. Bunun üzerine 5 Temmuz 2017 ve 9 Eylül 2017 tarihlerinde Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) yapılan değişiklikler ile Spinzara, tip-1 SMA hastaları için Türkiye'de geri ödeme kapsamına alındı. 1 Şubat 2019 tarihinde ise tip-2 ve tip-3 SMA hastaları da bu haktan faydalanmaya başladı. Fakat Spinzara adlı ilaç ile tedavinin ömür boyu sürmesi ve zaman zaman bu ilaçlara erişilmesinde zorluk yaşanması, ailelerin tek seferde uygulanan Zolgensma adlı gen tedavisine yönelmesine sebep oldu. ABD ve Avrupa'da uygulanan Zolgensma tedavisi ise 2 milyon doların üstünde bir maliyet gerektiriyor. Bu tedaviyi karşılayamayan aileler de çocukları için kampanya başlatarak tedavi masrafını çıkarmaya çalışıyor. Son olarak, oral yolla vücuda alınan şurup formundaki Risdiplam adlı ilaç geçtiğimiz aylarda FDA'dan onay aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "Son dönemde ruhsatlandırılan ve oral yolla alınan bir ilacın onay aldığını, bununla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve SGK ile ortak çalışmalar yaptığımızı belirtmek istiyorum." şeklinde açıklama yapması, Risdiplam adlı ilacın yakın zamanda Türkiye'ye gelip geri ödeme kapsamına alınabileceği şeklinde yorumlandı.
SMA Hastaları İçin Evde Bakım
SMA tanısı konmuş hastaların birlikte yaşadığı kişilerin hastalık ile ilgili bilgilendirilmesi, hastanın yaşam kalitesinin artırılması ve evde bakımın kolaylaşması adına oldukça önemlidir. Bu hastalıktan etkilenen kişiler iyi beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Ancak SMA üzerinde etkili olduğunu kanıtlayan herhangi bir diyet programı bulunmamaktadır. Hatta amino asitlerden oluşan özel formüllere dayalı elemental diyetler, az kas dokusuna sahip çocuklar için faydadan çok zarara neden olabilmektedir. SMA hastaları, hareket kabiliyetlerinin kısıtlı olması sebebiyle kilo alımına müsait bireylerdir. Bu nedenle kilonun bir beslenme uzmanı veya doktor rehberliği ile kontrol altında tutulması gerekir. Bir çok uzman, SMA hastalarının fiziksel ve ruhsal sağlığını korumak için aşırıya kaçmayan fiziksel aktiviteler yapılmasını önerir. Bu, kan dolaşımı ve eklemlerdeki esnekliğin kaybedilmesini önlemek adına önemlidir.
Haftanın Öne Çıkanları
Göbek Granülomu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
Göbek kordonu granülomu, yenidoğanlarda sık görülen ve genellikle basit yöntemlerle kolayca tedavi edilebilen zararsız bir yara dokusudur.
Bebeklerde Göbek Bağı İltihabı: Belirtileri ve Tedavisi
Omfalit, yenidoğanlarda göbek kordonunun nadir fakat ciddi bir enfeksiyonudur ve erken tanı ile başarıyla tedavi edilebilir.
Yenidoğan Göbek Bağı Bakımı: Ne Zaman Düşer, Nasıl Temizlenir?
Göbek bağı genellikle ilk 3 haftada kendiliğinden düşer ve kuru, nazik bakım ile sorunsuz şekilde iyileşir.
Hamilelikte Migren: Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri
Hamilelikte migren hormonal değişimlere bağlı olarak artabilir, ancak doğru önlemler ve doktor kontrolünde uygulanan yöntemlerle güvenle yönetilebilir.
Hamilelikte Soğuk Algınlığı: Belirtileri ve Tedavisi
Hamilelikte soğuk algınlığı yaygın görülür ve genellikle bebeğe zarar vermez.
Bebeklerde ve Çocuklarda Diş Gıcırdatma (Bruksizm) Neden Olur?
Bebeklerde ve küçük çocuklarda diş gıcırdatma yaygın ve çoğu zaman geçici bir durumdur ancak düzenli takip edilmesi diş sağlığı açısından önemlidir.
Bebekler Anne Karnında Ne Zaman Duymaya Başlar?
Bebekler anne karnında yaklaşık 18. haftadan itibaren sesleri algılamaya başlar ve özellikle annenin sesi, işitme gelişiminde önemli bir rol oynar.
Özel Bebeklerin Gelişimi Nasıl Desteklenir?
Özel bebeklerin gelişimi bireysel değerlendirme, evde bilinçli destek ve erken dönemde başlanan terapilerle güçlendirilebilir.
Ay Ay Bebek Gelişimi Neden Takip Edilmelidir?
Ay ay bebek gelişimini takip etmek, gelişim geriliğini erken fark etmeyi ve bebeğin sağlıklı gelişimini desteklemeyi sağlar.
Ebeveynlik Kaygısı Nasıl Azaltılır?
Ebeveynlik kaygısı çoğu zaman normaldir ve doğru yaklaşımlar, deneyim ve destekle yönetilebilir hâle getirilebilir.
Gebelikte Depresyon Yaşanır mı?
Gebelikte uzun süren kaygı, mutsuzluk ve günlük yaşamı etkileyen diğer belirtiler mutlaka ciddiye alınmalıdır.
Erken Doğum Sonrası Süreç Nasıl İlerler?
Erken doğum sonrası iyileşme süreciyle ilgili tüm bilmeniz gerekenler burada.
Prematüre Bebeklerde Gelişim Geriliği Olur mu?
Prematüre bebeklerde gelişim geriliği riski olsa da çoğu bebek doğru takip ve destekle zamanla yaşıtlarını yakalayabilir.
Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Ne Zaman Güçlenir?
Genel olarak bağışıklık sisteminin 3. aydan itibaren aktif olarak çalışmaya başladığı, 6. aydan sonra ise daha belirgin şekilde güçlendiği kabul edilmektedir.
Bebekler Ne Zaman Ek Gıdaya Geçmelidir?
Her bebeğin gelişimi farklı olduğundan, ek gıdaya başlama zamanı için çocuk doktorunun değerlendirmesi önemlidir.
Yumurtlama Döneminde Nelere Dikkat Edilmeli?
Yumurtlama döneminde doğru yaşam tarzı, ilişki zamanlaması ve sağlıklı beslenme, gebelik ihtimalini artırmada önemli rol oynar.
İnfertilite Kendiliğinden Düzelebilir mi?
İnfertilite bazı durumlarda ilaç kullanmadan ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kendiliğinden düzelebilir, ancak altta yatan nedene göre uzman değerlendirmesi şarttır.
Devin İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Özellikleri
Devin, Türkçe kökenli olup hareket ve değişim anlamlarıyla öne çıkan, modern bir kız ismidir.
Sahra İsminin Anlamı Nedir? Kökeni ve Özellikleri
Sahra isminin anlamı ve kökenine dair tüm merak edilenler bu yazımızda.
Şişkinlik Hamilelik Belirtisi Olabilir mi?
Erken gebelikte şişkinlik, hormonal değişimlere bağlı olarak sık görülen bir belirtidir.
Kramp Hamilelik Belirtisi Olabilir mi?
Erken gebelikte görülen hafif kramplar ve lekelenme, embriyonun rahme yerleşmesinin bir işareti olabilir ancak şiddetli belirtilerde mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Çocuklarda Karanlık Korkusu: Neden Başlar ve Nasıl Azaltılır?
Karanlık korkusu çocukların gelişiminin doğal bir parçasıdır ve doğru yaklaşım, sabır ve güven duygusuyla zamanla azalabilir.
Topuk Kanı Testi: Nasıl Yapılır, Hangi Hastalıklar Tespit Edilir?
Yenidoğan topuk kanı testi, doğumdan sonraki ilk günlerde yapılan ve belirti vermeyen ciddi hastalıkların erken tanısını sağlayan hayati bir sağlık taramasıdır.
Anne - Bebek Bağı: Ya Hemen Oluşmazsa?
Anne-bebek bağlanması günlük bakım, temas ve zamanla doğal olarak güçlenir.
Bebeklerde Çökük Bıngıldak Ne Anlama Gelir?
Bebeklerde çökük bıngıldak genellikle susuzluğun bir işaretidir ve belirgin çöküklük fark edildiğinde sıvı alımı artırılarak doktora başvurulmalıdır.
İki Gündüz Uykusundan Tek Uykuya Geçiş: Ne Zaman ve Nasıl Olmalı?
Bebeğinizin iki gündüz uykusundan tek uykuya geçiş sürecini kademeli şekilde ayarlayarak bu dönemi daha kolay atlatabilirsiniz.
Bebeğiniz Çok Erken Uyanıyorsa Ne Yapabilirsiniz?
Bebeğinizin sabah erken uyanmasının nedenlerini ve uyku düzenini dengeleyerek daha geç uyanmasına yardımcı olabilecek etkili yöntemleri öğrenin.
Bebekler Oyuncaklarını veya Diğer Nesneleri ne Zaman Kavrar?
Bebeklerde kavrama becerisi, aylar ilerledikçe aşama aşama gelişir ve doğru oyunlarla desteklendiğinde motor gelişimin önemli bir parçası haline gelir.
1–3 Yaş Arası Çocuklarda Konuşma Gelişimi
1, 2 ve 3 yaşındaki bebeklerin konuşma gelişim aşamaları hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık.
Bebeklerde Uyku Gerilemesi Nedir? Nedenleri ve Çözüm Yolları
Bebeklerde uyku gerilemesi, gelişimsel değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan ve doğru yaklaşımla yönetilebilen bir uyku düzeni bozulmasıdır.
Çocuklarda Tırnak Yeme: Nedenleri, Riskleri ve Etkili Çözüm Yolları
Çocuklarda tırnak yeme çoğu zaman stres, sıkılma veya alışkanlık kaynaklı ortaya çıkan ve doğru yaklaşımla zamanla azaltılabilen yaygın bir davranıştır.
Bebeğinizin Isırma Davranışı Varsa Ne Yapmalısınız?
Bebeklerde sık görülen ısırma davranışı genellikle diş çıkarma, keşif ve duygusal tepkilerden kaynaklanır.